3 Ocak 2008 Perşembe

ERP Sisteminde dikkate alınacak hususlar

Bir ERP çözümü her şeyden önce bir sistem aracıdır. Bu programın yapılandırılmasının temel amacı;
a- Firmanın genel işlevi içinde; tüm noktalarda kontrolün sağlanması,
b- Her seviyede kullanıcıya, görev tanımı içindeki işlerinde kolaylık sağlanması,
c- Sistem içindeki her sorumlunun, görevinin gerektirdiği verilere kolaylıkla ulaşmasını ve sorumlu olduğu görevler ile ilgili verileri kolaylıkla sisteme aktarmasının sağlanması.

ERP sistem programları; firmanın bir çok işlevinin yeniden yapılandırılmasını gerektirecek, çalışan personelin birçok alışkanlığını değiştirecek yapısallıktadır. Firma için yeni bir gözlüktür. Çalışanlar için yeni bir uygulamalar dizesi demektir. Tüm kullanıcıların görev alanlarına göre, sistemle ilgili eğitim almaları gerekir. ERP sistemine geçiş kararının firmanın yönetimsel bir kararı olması gerekmektedir. Yönetim bunu bir amaç edinmeli, eski alışkanlıklardan gelen ferdi uygulamalara son vermelidir. Kurumsal hüviyetin temelinde kişiye bağımlılık değil, sistemler vardır. Kişiler değişebilir, sistemler kalıcıdır. Sistemler kişilere bağımlı olarak kurulmaz, kişiler sistemlere uygun çalışmalıdır.

ERP Nedir? Amaç ve Avantajları

Genel Anlamda ERP nedir?

Bu tür yazılımların geliştirildiği ilk yıllarda Sözlük anlamı:
Enterprise Resource Planning
Kurumsal Kaynak Planlama,
olan ERP; günümüzde bu anlamın çok üzerinde bir gelişim göstererek tüm sözlüklerde kendi içeriğini belirleyen bir sözcük olmuştur. ERP kelimesi günümüzde; Bir işletmenin tüm bölüm ve faaliyetlerini idare etmelerine yardımcı olan, çoklu-modül uygulamalı yazılım ile desteklenen, kurumsal yönetim planlama ifade eden bir endüstri terimidir.

ERP Sistemlerinde Amaç:

ERP sistemleri işletmedeki tüm faaliyetleri birbiri ile entegrasyon içerisinde yönetmeyi hedefler.


ERP’nin Avantajları:

Büyük denetim olanakları sağlar.

- Projenin kontrolü kolaylaşır.
- Çalışanların verimini arttırır.
- İşlemlerde, kilit personele olan bağımlılığı ortadan kaldırır.
- İnsanlar görevlerini yapmak için daha az zaman harcar.

Bilgiye hızlı ve doğru biçimde ulaşabilirsiniz.

- Yönetim kararlarının daha bilinçli ve doğru biçimde alınmasını sağlar.
- Organizasyonun çalışma masraflarını azaltır.
- Zamandan tasarruf edilmesini sağlar.

Projelerin rahatça izlenebilmelerini sağlar.

- Sorunların gözlenmesini ve çözülmesini sağlar.
- Masrafların geliştirilmiş kontrolünü sağlar.
- Değişimlere hızla cevap verebilmeyi sağlar.

2 Ocak 2008 Çarşamba

Prefabrik Sistemler

PREFABRİK SİSTEMLER

-Hafif

-Hızlı uygulanabilen

-Ekonomik

-Endüstrileşmiş yapım tekniklerine sahip

-Yangına dayanıklı

-Isı ve ses yalıtımı sağlayan çağımızın yapı sistemleri...

-Prefabrik sistemlerin en çok sanayi yapılarında uygulama alanı bulmasının sebebi yukarıda sayılan özellikleri sebebiyledir. Sanayi tesislerine yapılan yatırımlardan hızlı geri dönüş alınmak istenir ve bu yüzden bu yapılarda ekonomik çözümler aranır. Prefabrik sistemler sanayi yapılarının inşasında çok sık tercih edilen yapı sistemleridir.





Prefabrik Sistem Konuları

-Prekast Sistemler

-Panel Sistemler

-Taşıyıcı Panel Sistemler

-Taşıyıcı Olmayan Paneller

-Özel İşlevleri Olan Paneller

-Cephe Kaplamaları

-İç Düşey Duvarlar

-Hücre Sistemler (Konteynır)


Kaynak: Sanayi Tesisleri



PREKAST SİSTEMLER
http://www.sanayitesisleri.com/images/pkast.jpg
Açıklığın büyük olduğu yapılarda uzay kafes, çelik makas gibi çelik yapı elemanlarının kullanılması gerekmektedir. Fakat İşlevsel olarak büyük açıklıklara ihtiyaç duymayan sanayi tesislerinde ekonomik olduğu için prekast sistemler tercih edilmektedir. Günümüzde sanayi yapılarının çoğu prekast yapım sistemleri ile inşa edilmektedir. Prekast yapım sistemleri; yatırımlarında ekonomi arayan işletmeler için bir çok avantaj sağlamaktadır.
http://www.sanayitesisleri.com/images/panel4.jpg
Betonarme olarak imal edilen prekast kolon, kirişler, döşemeler, vb tesis kuruluş yerine nakledilir ve montajı gerçekleştirilir. Yapı strüktürü çok hızlı bir şekilde oluşturulabilmektedir. Bu sistemler hazır olarak üretildikleri yerden getirilir ve önceden hazırlanmış olan soketler (temeller) üzerine yerleştirilir. Prekast elemanlar arasındaki bağlantı detayları belli bir standartta olduğu için montaj işçiliği de kolaylaşmaktadır. Vinçler prekast elemanları kaldırırlar ve montaj dakikalar içinde gerçekleşir. Mimari projesinde işlevsel olarak uygun olduğu takdirde sanayi yapıları için prekast yapı sistemleri çok sık tercih edilmektedir.

Hızlı ve ekonomik olan prekast yapı sistemlerinin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

*Endüstrileşmiş üretim teknikleri sayesinde sadece prekast yapı elemanları üreten işletmeler prekast sistemleri uygun fiyatlar ile projesine göre hazırlayabilmektedir.

*Seri üretim gerçekleştiren bu atölyeler gerekli yapı elemanlarını yerinde imalata göre çok daha hızlı üretmekte ve teslim etmektedirler.

*Yapılmakta olan tesisin kuruluş yerinde imalat için şantiye yerleşimi yoğun ve uzun süreli olmaz. Sadece prekast sistemlerin yerleşeceği temeller ve altyapı için şantiye kuruluşu gerekebilir.

*Şantiye kuruluşu ve yerinde imalat için sınırlı alanı bulunan tesislerde prekast sistemler tercih sebebidir.

*Yerinde imalatı zor olan yapısal formlar ve şekiller Prekast yapı sistemleri üretim atölyelerinde çok daha kolay ve ekonomik olarak yapılabilir.

*İşlevsel olarak projesinde belirtilmiş yapı içi tesisat montajının hızlı ve kolay gerçekleşmesi için prekast yapı elemanlarına montaj elemanları, kanallar, vb eklenebilir.
http://www.sanayitesisleri.com/images/pkast2.jpg
Resimde ABD'de yapılmış olan bir tesisin cephe çözümü gözükmektedir. Yapı çelik konstüksiyondur. Fakat Cephe kabuğu betonarme prekast yapı elemanları ile oluşturulmuştur. Görsel etki yaratması için belli bir yapısal form tercih edilmiştir. En önemli nokta yapının temelleri ve alt yapısı inşa edilirken yapı kabuğu da projesine uygun atölyede imal edilmesi ve montajı kısa sürede gerçekleştirilerek yapının inşa süresi kısaltılmasıdır. Günümüzde tevsi (büyüme) çalışmaları sebebiyle üretimin aksamaması ya da yeni bir yatırımın hemen geri dönüşüm sağlaması için zamanın etkin kullanımı gerekmektedir.

PANEL SİSTEMLER
http://www.sanayitesisleri.com/images/pnl.jpg
Yapıyı oluşturan asal sistem elemanlarının, düşey duvarlar ve yatay döşemeler olduğu yapım sistemleridirler. Panel sistemler, günümüzde, çağdaş yapı sitemleri içinde oldukça yaygın uygulama alanı bulmuş durumdadırlar. Sanayi yapılarının geniş açıklıklı üretim mekanlarının, giydirme dış cephe, iç bölücü düşey duvarları ve yatay döşemelerinde çoğunlukla panel sistemler kullanılmaktadır. Herhangi bir elemanın panel olarak isimlendirilebilmesi için o elemanın eni ve boyunun üçüncü boyut olan kalınlığına oranın büyük olması gerekmektedir. Bu nedenle paneller yüzeysel elemanlardır ve büyük yüzeyleri kapatabilmektedirler.



Panel sistemlerde yapıyı oluşturan asal elemanlar (sistem elemanları), düşey paneller (duvarlar) ve yatay paneller (döşemeler)’dir.



Panel sistemleri oluşturan sistem elemanları (paneller) yapıda, farklı işlevleri karşılamaya yönelik olarak, farklı büyüklük ve ağırlıkta, farklı malzemelerden ve yine farklı konstrüktif (bünyesel) özelliklerde imal edilebilmektedirler. Genellikle panel sistemlerin sınıflandırılmalarında da esas alınan bu özellikler aşağıda tanıtılmaktadır.



Paneller yapıda karşılaşmaya yönelik oldukları işlevler açısından üç ana grupta toplanmaktadırlar :



Panellerde Büyüklük :


Paneller büyüklükleri açısından küçük paneller ve büyük paneller olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadırlar. Küçük paneller, fonksiyonel eleman niteliğinde olmayan bir hacmin bir yüzeyinin kapatılması için bir kaçının bir arada kullanılması gereken panellerdir. Kendi içlerinde bloklar, dar paneller ve orta genişlikteki paneller olmak üzere üç grupta toplanmaktadırlar. Bloklar; bir boyutları kalınlıklarından az farkla büyük yada eşit olan göreli olarak küçük yüzeyli yapı elemanlarıdır. Düşey veya yatay konumda kullanılabilmektedirler. Dar paneller; genişlikleri 40-50 cm arasında değişen, yükseklikleri kat yüksekliğine eşit ya da altında olan panellerdir. Orta genişlikteki paneller; yine yükseklikleri kat yüksekliği dolayında genişlikleri ise dar panellerden fazla olmakla birlikte mekan boyutunun altında kalan panellerdir.



Büyük paneller; genişlikleri mekan boyutuna eşit veya daha fazla, yükseklikleri ise yine kat yüksekliğine eşit veya daha fazla olan büyük yüzeyli yapı elemanlarıdır.Yatay konumda kullanılan bloklarda diğer panel türleri arasındaki en belirgin fark; montaj sırasında geçici bağlantı yapılması konusunda ortaya çıkmaktadır. Yatay konumda kullanılan bloklar ile yapımda geçici bağlantıya gerek duyulmamaktadır. Oysaki diğer panel türleri kendi kendilerine dengeli olarak ayakta duramayacaklarından geçici bağlantı zorunlu olmaktadır.


Panellerde Ağırlık :


Panellerin ağırlıkları büyüklüklerinin yanı sıra imalatlarında kullanılan malzemelere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Paneller ağırlıkları açısından; hafif paneller, orta ağırlıkta paneller, ağır paneller olmak üzere üç grupta toplanabilmektedirler.

Hafif paneller; ağırlıkları 30 kg’ı aşmayan ve tek bir kişi tarafından kaldırılabileceği kabul edilen panellerdir. Orta ağırlıkta paneller; ağırlıkları 500 kg’ı aşmayan ve basit mekanik araçlar ile kaldırılabileceği kabul edilen panellerdir. Ağır paneller ise; ağırlıkları 500 kg’ın üstünde olan ve ancak vinç ile kaldırılabilen panellerdir.

Panel Sistemlerde Taşıyıcılık Esasları :

Yukarıdaki çeşitli özellikleri belirten paneller ile oluşturulan panel sistemlerde taşıyıcılık, yüklerin geniş yüzeyli elemanlar olan paneller aracılığıyla zemine aktarılması esasına dayanmaktadır.

Panel sistemlerde taşıyıcı duvar panellerin yapı içinde düzenlenmesinde üç yaklaşım uygulanmaktadır.

Taşıyıcı duvar panellerinin yapının uzun boyutu boyunca düzenlenmesi

Taşıyıcı duvar panellerinin yapının dar boyutu boyunca düzenlenmesi

Taşıyıcı duvar panellerinin yapının her iki boyutu boyunca düzenlenmesi


--------------------------------------------------------------------------------

Panel Sistemlerde Birleşim Noktaları :
Panel sistemlerde birleşim noktalarının düzenlenmesi en önemli konulardan biridir. Bir yandan farklı elemanların bir bütün olarak çalışmasının sağlanması, diğer yandan da birleşim noktalarında ortaya çıkabilecek yalıtım sorunları, gerek tasarım gerekse gerçekleştirme aşamasında aşağıdaki konulara dikkat edilmesini zorunlu kılmaktadır :

*Yapının yatay ve düşey kuvvetlere karşı stabilitesinin sağlanabilmesi için birleşimin rijitliğinin sağlanması,

*Panel akslarının bir noktada kesişecek biçimde düzenlenmesi,

*Birleşim noktalarının hava ve su geçirimsizliğinin sağlanması,

*Isı köprüsü oluşumuna engel olması.

Panellerin birleşimde esas olarak açık ve kapalı olmak üzere iki birleşim tipi uygulanmaktadır. Kapalı birleşim; panellerin birleşim noktalarında oluşan derzlerin, bir dolgu malzemesi ile tamamen kapatılması esasına dayanmaktadır. Soğuğa karşı etkin görülmekle birlikte, panelin iç yüzeyinde oluşabilecek nem, dış yüzeye aktarılamamaktadır. Beton panellerin birleşiminde dolgu malzemesi olarak harç kullanılmakta, dışarıda kalan uç genellikle mastik türü bir malzeme ile kapatılmaktadır. Ahşap panellerde temel prensip aynıdır. Derz genellikle yapıştırıcılık özelliği olan bir malzeme ile kapatılmaktadır.

Açık birleşimde temel prensip, dıştan gelen rüzgarın balona benzetilebilecek ve basıncı azaltan bir boşluğa alınması ile iç kısma geçmesinin önlenmesidir. Bu boşluğa alçak basınç odası denilmektedir. Uygulamalar, bu tür birleşim ile yağmur suyunun da iç kısmına geçemediğini ortaya koymaktadır. Bu tür birleşimde derz doldurulmadığından bağlantı metal aksam aracılığı ile yapılmaktadır. Önemi olan nokta, bu metalin panellerin alt yüzeyine yerleştirilmesi ile basınç boşluğunda süzülen suyun uzaklaştırılmasıdır.

Kapalı birleşimler şantiyede bir dolgu betonunun dökümünü ya da yapıştırıcı bir malzeme kullanımı gerektirdiğinden ıslak birleşim olarak da adlandırılmaktadırlar. Açık birleşimler ise benzer nedenle kuru birleşim olarak adlandırılmaktadırlar.

TAŞIYICI PANEL SİSTEMLER

Taşıyıcı Paneller
http://www.sanayitesisleri.com/images/panel1.jpg
Yüklerin yüzeyleri boyunca yayılarak diğer taşıyıcı sistem elamanlarına ve zemine aktarılması esasına bağlı olarak tasarlanan panellerdir. Taşıyıcı paneller; taşıyıcı duvar panelleri ve döşeme panelleri olmak üzere iki grupta toplanmaktadırlar. Yapı bu elemanların birbirine montajı ile inşa edilmiş olur.




Taşıyıcı duvar panelleri de yüzeylerinde yer alabilecek (kapı ve pencere gibi) boşluklar açısından iki grupta toplanmaktadırlar :

· Dolu taşıyıcı duvar panelleri,

· Boşluk taşıyıcı duvar panelleri.

Doluluk ve boşluk açısından incelendiklerinde boşluklu taşıyıcı duvar panellerinin tasarımı, yüklerin boşluklara bağlı olarak iletilmesi söz konusu olduğundan göreli önem taşımaktadır.

Döşeme panelleri yükleri düşey taşıyıcı elemanlara aktarma ilkeleri açısından iki gruba ayrılmaktadır :

Yükleri bir doğrultuda ileten döşeme panelleri,

Yükleri iki doğrultuda ileten döşeme panelleri.

Döşeme panelleri destek sistemleri açısından ise dört grupta toplanmaktadırlar

Karşıt iki boyut boyunca destekleme (a),

Karşıt iki boyuttan birinin uzunluğu boyunca, diğerinin köşe noktalarından desteklenmesi (b),

Köşe noktalarından destekleme ( c ),

Dört boyut boyunca destekleme (d).

Düşey taşıyıcı elemanların panellerden oluştuğu göz önüne alındığında, panel sistemlerde kullanılması olası döşeme tiplerinin (a) ve (d) olduğu görülebilmektedir.


TAŞIYICI OLMAYAN PANELLER


Yalnızca bölücülük işlevini üstlenen bu paneller dış cephede ve iç kısımda kullanılabilmektedirler. Bunlar taşıyıcı paneller gibi dolu veya boşluklu yüzeyli olabilirler. Bu kapsamda yer alan boşluklu panellerin her ne kadar taşıyıcılık işlevleri olmasa da; kaldırma ve montaj sırasında ulaşacak gerilmelerin göz önüne alınmasıyla tasarlanmaları gerekmektedir. Taşıyıcı strüktüre montaj ile binanın dış ve iç kabuğunu oluşturan paneller farklı malzemeler ile üretilebilir. Resimde çelik strüktürü olan bir tesiste dış ve iç kısımlarında betonarme panellerin kullanıldığı gözükmektedir. Günümüzde betonarme paneller dışında köpük dolgulu saç panellerin daha sık kullanıldığı gözlenmektedir.

Farklı nitelikteki malzemeler ile oluşturulabilecek panellerde doğru seçim için belli kriterler vardır. Günümüzde poliüretan köpük dolgulu saç panellerin kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bu paneller hafif olmaları, nakliye kolaylığı, montaj esnasında vinç olmadan kolayca kaldırılabilmeleri sebebi ile betonarme panellerden daha çok kullanılmaktadır.

Resimde çelik konstrüksüyon ile betonarme panellerin birleşimi gözükmektedir. Dış yüzeyi betonarme panel olarak inşa edilen yapı dış etkilere karşı dayanıklı hale gelmektedir. Özellikle araç trafiğinin yoğun olduğu bir tesiste darbe etkisine karşı dış cephenin betonarme panel olarak tercih edilmesi gerekebilir. Bazı yapılarda darbelere karşı belli bir yüksekliğe kadar betonarme daha sonra da daha hafif paneller kullanılmıştır. Hafif poliüretan köpük dolgulu saç panellerin için cephe kaplamaları bölümüne bakınız.

http://www.sanayitesisleri.com/images/panel2.jpg
http://www.sanayitesisleri.com/images/panel3.jpg


ÖZEL İŞLEVLİ PANEL SİSTEMLER


Özel İşlevli Paneller :


Panel yüzeylerinde boruların görülmesini önlemek amacıyla geliştirilen temiz su, pis su, ısıtma, havalandırma ve elektrik tesisatını içeren panellerdirler. Özel işlevli paneller, yapıda çoğunlukla düşey konumda (duvar) kullanılmakla birlikte, ısıtma-havanlandırma panelleri yatay konumda (döşeme) da kullanılabilmektedirler.

Paneller çeşitli malzemelerden yapılabilmektedirler. Kullanım amacına göre seçilen bu malzemeler; betonarme, çelik, alüminyum, ahşap, pişmiş toprak (seramik) ve plastik olabileceği gibi farklı konstrüktif özelliklerin sağlanmasına yönelik olarak bu malzemelerin çeşitli kombinasyonları da olabilmektedir.

Paneller konstrüktif özellikleri açısından;

Tek parçalı (monolitik),

Çok parçalı (kompozit) olmak üzere iki grupta toplanmaktadırlar.

Tek parçalı (monolitik) paneller, imalatlarında tek bir malzeme kullanılan panellerdir. Dolu gövdeli, boşluklu ve omurgalı olmak üzere üç grupta incelenebilmektedirler

Çok parçalı (kompozit) paneller imalatlarında birden fazla malzeme kullanılan panellerdir. Dolu gövdeli, boşluklu gövdeli, omurgalı ve çerçeve iskeletler olmak üzere dört grupta incelenebilmektedirler. Malzemelerin birbirleri üzerinde tabaka oluşturacak biçimde düzenlenmesi esasına dayanan dolu gövdeli paneller, sandviç paneller olarak da adlandırılmaktadırlar.

Çerçeve iskelet panellerin en önemli özelliği, panelin imalatında kullanılan malzemelerden birinin çerçeve oluşturulmasında zayıf ve hafif özellikte olan ikinci malzemenin dolgu amacıyla kullanılmasıdır.

Kompozit paneller bazen de aynı veya farklı malzemeden imal edilen iki ünitenin bir araya getirilmesi ile de oluşturulabilmektedirler.


CEPHE KAPLAMALARI
http://www.sanayitesisleri.com/images/pnl2.jpg
Büyük açıklıklı sanayi yapılarında dış cephe oluşumu, iç üretim mekanını dış mekandan ayıran, iç çalışma ortamında, çalışanlar ve üretim sistemi için gerekli konfor koşullarını sağlamak üzere, yapı bünyesini ısı, su, nem, termal gerilmeler ve radyasyon gibi dış ortam koşullarının zararlı etkilerinden koruyan, düşey yapı öğesidir. Büyük açıklıklı sanayi yapılarında dış duvarlar çeşitli açılardan önem kazanmaktadır. Dış cepheye etki eden etmenler aşağıdaki gibi sıralanabilmektedir.

Dış Cephe Oluşumunu Etkileyen Faktörler
1.Isı ile ilgili etmenler
*Güneş ısısı
*Yapı içi kimyasal ve fiziksel olaylardan oluşan ısı
*Isı değişimleri
*Düşük sıcaklık
*Don ve buzlanma

2.Yükler (öz ağırlık, deprem, rüzgar ve olası çarpmalar)

3.Su, nem ve diğer sıvılar ile ilgili etmenler

*Yağış rejimi
*Su basınsı
*Su baskını ve sel
*Kirli su (atık su)
*Sızıntı sular
*Hava nemi ve ortam nemi
*Sanayide kullanılan kimyasal sıvılar

4.Işık ile ilgili etmenler

*Doğal ışık
*Yapay ışık
*Işık rengi ve parlaklık
*Kızıl ötesi ışınlar
*Ultraviyole
*Radyoaktif ışınlar

5.Maliyet ile ilgili etmenler

*Gereç ve bileşen maliyeti
*İşçilik maliyeti
*Nakliye ve depolama
*Montajda araç ve işçilik maliyeti
*Enerji sarfiyatı
*Gelecekte olası büyümeye imkan verebilmesi, demonte edilip tekrar monte edilebilmesi

Sanayi yapılarında, dış cephe oluşumları yukarıda sözü edilen etmenler karşısında kendilerinden beklenen işleri yerine getirememeleri durumunda;

*Yapı bünyesi kısa sürede bozularak çeşitli hasarlar çıkabilmekte,
*Yapı içinde çalışanların sağlık düzenleri ve üretim sistemini oluşturan makine, araç, ekipman, elektronik ve otomasyon sistemleri bozulabilmekte,
*Oluşacak hasarlardan enerji kayıpları oluşabilmekte,
*Oluşacak hasarların onarımı için büyük ölçüde işçilik ve malzeme gideri oluşabilmekte,
*Oluşacak hasarların onarımı sırasında gerekli sürelerde üretim aksayabilmekte hatta durabilmektedir.

http://www.sanayitesisleri.com/images/pnl4.jpg
Bu olumsuz durumlarla karşılaşılmaması için dış cephenin işlevlerinin çok iyi saptanarak, panel katmanlarının en doğru kompozisyonu oluşturmaları gerekmektedir. Cephe panelleri içinde yer alan malzemelerin yapı fiziği kuralları içinde doğru seçilmeleri ve uygulanmaları ile sağlanan konfor ve ekonominin süreklilik kazandığı gözlenebilmektedir.

Dış cephe öğeleri kendi yükleri ve ağırlıkları dışında, rüzgar ve deprem yükleri gibi yatay yükleri, tespit edildikleri taşıyıcı sistem bileşenlerine aktarmaktadırlar. Toplam yapı ağırlığını ve deprem yükünü azaltması açısından, büyük açıklıklı sanayi yapılarında çok geniş alanları kaplayan cephe sisteminin, olabildiğince hafif olmaları gerekmektedir.

http://www.sanayitesisleri.com/images/pnl5.jpg
Büyük açıklıklı sanayi yapılarında, dış duvarların geniş alanları kaplamalarından dolayı, cephe sisteminin olabildiğince hafif olmaları gerekmektedir. Bu yapılarda son yıllarda ülkemizde de çok sık kullanılan, metal sandviç cephelerin, panel yapım sistemi ile uygulanmaları tercih edilmektedir.

Metal cepheler, kesit biçimine göre üç katmanlı panellerdir. Katmanlar; dış kabuk, ısı yalıtımı ve iç kabuktur. Gereç türüne göre çelik levha, alüminyum levha ve ya plastik bileşimlerden yapılabilmektedir.

http://www.sanayitesisleri.com/images/pnl.jpg
Örnek olarak bir firmanın ürettiği yangına dayanımlı cephe kaplama paneli, iki yüzeyi 0.6 mm. kalınlığında galvaniz kaplanmış çelik levhalar arasına, kolay tutuşmayan yoğunlaştırılmış taş yünü konarak ve bu üç katmanın özel kimyasallar ile yapıştırılması ile oluşturulmuştur. Panelin dış ve iç yüzeyi plastik bir film tabakası kaplanarak korunumlu hale getirilmiştir. Çelik levhalara farklı düşey ve yatay formlar da verilebilmektedir.Metal cephe panellerin yüzeylerinin düzgün olması, kir tutmamaları, geniş renk özellikleri, kolay temizlenmeleri ve montajlarının kolay ve hızlı gerçekleşmesi de önemli yapısal avantajlarıdır.


İÇ DÜŞEY DUVARLAR

Büyük açıklıklı sanayi yapılarının iç düşey bölücü duvarları, üretim sistemi işlevlerine bağlı olarak yapı içinde bazı düşey bölmelerin oluşturulması amacıyla, dış cephe sistemleri mantığı çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu duvarların oluşturulmasında da, yoğun olarak metal sandviç panel kullanılmaktadır. Bazı durumlarda geleneksel yöntemler ile tuğla, briket veya gaz beton örülerek de duvarlar oluşturulabilmektedir.


İç düşey bölücü duvarların sahip olmaları gereken yapısal özellikler şunlardır :

*Yangın karşısında yüksek derecede direnimli olmaları, yüzeylerinde yangın geçişini kolaylaştıran açıklıkların olmaması, çatı ve asma tavan boşluklarında yürütülmeleri (devam etmeleri), gereken kesimlerde yangın durduruculara yer verilmesi, panellerin taşıyıcı sisteme iyi tespit edilmesi ve tespit parçalarının ısı etkisiyle bükülmesini önleyecek yangın durdurucuların kullanılması gerekmektedir.

*Yapı içindeki ofis, dinlenme ve depo mekanlarını oluşturacak duvarların özellikle ses ve ısı izolasyonlarının optimum konfor koşullarını sağlamaları gerekmektedir.

*Yapı içi üretim sisteminin üretebileceği titreşim, ısı, kimyasal gaz ve sıvılara karşı direnimli olmaları gerekmektedir.

*Yatay deprem yükü ve olası darbelere karşı direnimli olmaları gerekmektedir.

*Hızlı yapılabilmeleri, gelecekteki olası büyüme durumunda kolay demonte ve yeniden zaiyatsız monte edilebilmeleri gerekmektedir.

*Bakım ve onarım kolaylığı sağlayabilen ve temizlenebilmesi kolay olan ürünler olmaları gerekmektedir.


HÜCRE SİSTEMLER (Konteynır)
http://www.sanayitesisleri.com/images/hucre2.jpg
Hücre sistemler, bina yapımının endüstrileşmesinde ileri bir gelişme düzeyini gösteren, diğer bir değişle endüstrileşme düzeyi yüksek olan sistemlerdir. Hücreler, duvar panelleri ile döşeme ünitelerinin birleştirilerek bir birim oluşturulması ile üretilmiş, bitmiş, hazır yapı üniteleridirler. Hafif panel sistemlerin ardından ortaya çıkan bu sistemlere, ürünün yani binanın fabrika üretimine dayanan ileri bir bitmişlikle elde edilmesi amacıyla yönelme olmaktadır.

Binanın yapımında endüstrileşmiş sistemlerin gelişim evreleri incelendiğinde yük taşıyan duvar panelleri, çerçeve strüktürlerle cephe elemanlarının kombinezonu olarak kabul edilebilir. Benzer şekilde taşıyıcı döşeme panelleri de kiriş ve normal döşeme plağının kombinezonundan oluşmaktadır. Bir sonraki mantıksal gelişme ise, duvar panelleri ile döşeme ünitelerin birleştirilmesinden oluşan üç boyutlu mekansal birimlerdir. Bu gelişim prefabrikasyon kavramında bir değişikliği de beraberinde getirmektedir. Daha önceleri, bina yapımında prefabrike bileşenler genellikle yarı-bitmiş ürün özelliğindeydi. Hücrenin ortaya çıkışı ile fabrikada tamamen bitmiş bir ürün imali mümkün olmaktadır. Bunun örnekleri olarak karavanlar, konteynırlar, ABD’deki mobil evlerdir.



Hücre birimleri işlevsel açıdan iki grupta toplanmaktadır.

1- Yaşama mekanı hücreleri,
2- Tesisat hücreleri.
http://www.sanayitesisleri.com/images/hucre1.jpg
Tesisat hücreleri, tüm sıhhi tesisat gerekçelerini kapsamına alır. Diğer bir değişle, fabrika da gerekli kaplamaları da bitmiş olarak kullanmaya hazır üretilir. Şantiyede ise bunların yalnız bağlantılarını yapmak işlemi yapılır. Resimde iç tesisat mekaniği fabrikada tamamlanmış bir ünitenin nakliyesi gözükmektedir. Bu sistem diğer sistemler ile bağlantısı kurularak hızla üretime dahil edilmektedir.

Ozel Temeller

ÖZEL TEMELLER

Özel temeller çarpmalı ve ya titreşimli yüklere maruz temeller, deprem ve heyelan bölgelerinde yapılan temellerdir. Türkiye’ de büyük açıklıklı sanayi yapılarında, Türkiye’nin deprem kuşağı üzerinde olması dolayısı ile de genellikle özel temeller uygulanmaktadır. Yapının tüm yüklerini taşıyabilecek uygun zemine basan kazıklar ya da çürük zeminin ıslahı (güçlendirilmesi) ile oluşan zemin üzerine temel öğesi inşa edilmektedir. Kimi durumlarda bu uygulamalar birlikte de yapılabilmektedir.



Büyük açıklıklı sanayi yapılarının hızlı yapılabilmeleri için yapıyı oluşturan bileşenlerin, önceden fabrikada, atölyede veya şantiyede imal edilmeleri gerekmektedir. Betonarme kolon sistemi planlanan bir büyük açıklıklı sanayi yapısında, önceden üretilmiş (precast) kolonlar, şantiyede, yerinde inşa edilmiş soket temellerin içine vinçler ile oturtulmakta ve daha sonra beton ile grouting yapılarak aksında ve şakülünde sabitlenmektedir.



Çelik kolonlar ile taşıyıcı bir sistem planlandığında ise önceden fabrika veya atölyelerde üretilen çelik kolonlar, B.A Temel oluşumu içine ankre edilen çelik ankraj elemanlarına montajlanırlar.

Çelik kolon ve çelik kafes kirişler ile yapılan, kolon arası mesafeleri 20 metre olan Düzce Uzel Makine Traktör Fabrikası’nın temel oluşumu, yerinde dökme kazıklar ve jet-grouting yöntemiyle iyileştirilen zeminin üzeninde gerçekleştirilmiştir. Bağ kirişler ile birbirlerine bağlı münferit kolon temelleri, bu kazıkların üzerine yapılmıştır.



Kaynak: Sanayi Tesisleri

Temel ve Sömel

TEMEL

Temel yapının kendi ağırlığıyla üzerine biner ve hareketli yükleri toplar taşır ve sağlam zemine iletir.Bir binanın zemin yüzeyi altında kalan alt yapısını teşkil eder.
Temele beton dökülmeden önce plana göre hazırlanmış yere kalıplar hazırlanmış demirler konur, bağlanır ve üstüne harç dökülür daha sonrada kuruması beklenir.
Temel don seviyesinden aşağıda zemine oturtturulur.Temel tabanı taşıdığı yüklerin doğrultusuna dik olmalıdır.Temel yüzeyine dökülen yer temele dökülen duvardan geniş olur.

SÖMEL

Temel duvarı yada kolonlar altına yükü daha geniş alana yaymak amacıyla yapılan temel elemanlarına sömel adı verilir.
Sömeller gelişi güzel boyutlandırılmamalıdır.Aksi halde sömelde deformasyonlar sonucu çatlama kırılmalar olabilir.
Sömellerde bina yüküne ve zemin durumuna göre olabilecek gerilmeler dikkate alınır.
Genellikle sömel temellerde sömel hatılı olarak ya da temel kolonları altına veya temel zemini üzerine yapılır.
Temellerde sömeller kare veya dikdörtgen olarak tertip edilir.Ayrı ayrı çalışmalarından dolayı kaymalarını önlemek için bağ kirişiyle bağlanır.

Yüzeysel Temeller

YÜZEYSEL TEMELLER
Tüm yapısal yükleri, yapı içi üretim sisteminin tüm hareketli ve hareketsiz donanımlarının yüklerini, deprem ve rüzgar gibi yatay yükleri, zemine yayarak ileten yapı öğesidir. Taşıyıcı sistemin ayaklarını oluşturmaktadırlar. Büyük açıklıklı sanayi yapılarında açıklıkların geniş olması, kolonlara gelen yüklerin oldukça fazla olmasına sebep olmaktadır. Bu yapılar ayrıca farklı makine ve ekipmanların ağır yüklerine ve oluşturdukları titreşimlere de maruz kalmaktadırlar. Bu sebeplerle büyük açıklıklı sanayi yapılarının temel sistemlerinin seçiminde doğru kararın verilmesi yapısal olarak ve ekonomik olarak oldukça önemlidir.
Tüm yapısal yükleri, yapı içi üretim sisteminin tüm hareketli ve hareketsiz donanımlarının yüklerini, deprem ve rüzgar gibi yatay yükleri, zemine yayarak ileten yapı öğesidir. Taşıyıcı sistemin ayaklarını oluşturmaktadırlar.

Büyük açıklıklı sanayi yapılarında açıklıkların geniş olması, kolonlara gelen yüklerin oldukça fazla olmasına sebep olmaktadır. Bu yapılar ayrıca farklı makine ve ekipmanların ağır yüklerine ve oluşturdukları titreşimlere de maruz kalmaktadırlar. Bu sebeplerle büyük açıklıklı sanayi yapılarının temel sistemlerinin seçiminde doğru kararın verilmesi yapısal olarak ve ekonomik olarak oldukça önemlidir.
Yapılarda kullanılabilecek temel sistemleri farklı zemin türlerinde uygulanmaları açısından şu şekilde sıralanabilmektedir.

Yüzeysel Temel Çeşitleri

* Münferit temeller
* Tek yönde mütemadi temeller
* Çift yönde mütemadi temeller
* Mütemadi plaka (radye jeneral) temeller

Temeller ve taşıyıcı duvarlar

11.3. TEMELLER VE TAŞIYICI DUVARLAR
11.3.1. Temeller
11.3.1.1 - Temeller, bodrumsuz binalarda en az 50 cm, bodrumlu binalarda ise en az 60 cm kalınlıkta moloz taş duvar olarak yapılacaktır.
11.3.1.2 - Temel derinliği, don derinliğinin altında olmak üzere, en az 80 cm olacaktır. Temel duvarları, dış zemin yüzeyinden en az 50 cm yukarıya çıkacak şekilde yapılacaktır.
11.3.1.3 - Temel duvarlarında harç malzemesi olarak çimento harcı (çimento/kum hacımsal oranı=1/4) veya çimento takviyeli kireç harcı (çimento/kireç/kum hacımsal oranı =1/2/9) kullanılacaktır.
11.3.2. Taşıyıcı Duvar Malzemesi
11.3.2.1 - Taşıyıcı duvarlarda kullanılacak kerpiçlerin üretimi TS-2514’e göre yapılacak ve duvar yapımında dinlendirilmiş kerpiç harcı kullanılacaktır.
11.3.2.2 - Normal kerpiç boyutları, cm olarak, 12x30x40 (ana) ve 12x19x40 (kuzu), ya da 12x18x30 (ana) ve 12x25x30 (kuzu) olacaktır.
11.3.2.3 - Bodrum katlardaki moloz taş duvarlarda harç malzemesi olarak, birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde çimento takviyeli kireç harcı (çimento/kireç/kum hacımsal oranı=1/2/9) kullanılacaktır. Üçüncü, dördüncü derece deprem bölgelerinde kireç harcı (kireç/kum hacımsal oranı=1/3) kullanılabilir.
11.3.3. Minimum Taşıyıcı Duvar Kalınlıkları
11.3.3.1 - Taşıyıcı dış kerpiç duvarlar en az 1.5, taşıyıcı iç kerpiç duvarlar ise en az 1 kerpiç boyu kalınlığında olacaktır.
11.3.3.2 - Bodrum katlardaki moloz taş duvarların kalınlığı en az 50 cm olacaktır.
11.3.4. Taşıyıcı Duvarların Minimum Toplam Uzunluğu
Planda birbirine dik doğrultuların her biri boyunca uzanan taşıyıcı duvarların, pencere ve kapı boşlukları hariç olmak üzere, toplam uzunluğunun brüt kat alanına (konsol döşemeler hariç) oranı 0.25 m/m2 ’den daha az olmayacaktır.
11.3.5. Taşıyıcı Duvarların Maksimum Mesnetlenmemiş Uzunluğu
Herhangi bir taşıyıcı duvarın, planda kendisine dik olarak saplanan taşıyıcı duvar eksenleri arasında kalan mesnetlenmemiş uzunluğu, 4.5 m’yi geçmeyecektir.
11.3.6. Taşıyıcı Duvar Boşlukları
Taşıyıcı duvarlarda bırakılacak boşluklar için aşağıdaki kurallara uyulacaktır:
11.3.6.1 - Bina köşesine en yakın pencere veya kapı boşluğu ile bina köşesi arasında bırakılacak dolu duvar parçasının plandaki uzunluğu 1.0 m’den az olmayacaktır.
11.3.6.2 - Bina köşeleri dışında, pencere ve kapı boşlukları arasında kalan dolu duvar parçalarının plandaki uzunluğu 1.0 m’den az olmayacaktır.
11.3.6.3 - Pencere veya kapı boşluklarının her iki kenarına ikişer adet 10 cm x 10 cm kesitinde ahşap dikmeler konulması durumunda, 11.3.6.2’de verilen minimum dolu duvar parçası uzunluğu 0.80 m’ye indirilebilir. Konulacak ahşap dikmeler pencere altı hatılına ve pencere üstü lentosuna bağlanacaktır.
11.3.6.4 - Bina köşeleri dışında, birbirini dik olarak kesen duvarların arakesitine en yakın pencere veya kapı boşluğu ile duvarların arakesiti arasında bırakılacak dolu duvar parçasının plandaki uzunluğu 0.50 m’den az olmayacaktır.
11.3.6.5 - Kapı boşlukları yatayda 1.00 m’den, düşeyde 2.10 m’den fazla olmayacaktır. Duvara dik olarak saplanan taşıyıcı duvarların eksenleri arasında birden fazla kapı boşluğu bırakılmayacaktır.
11.3.6.6 - Pencere boşlukları yatayda 0.90 m’den, düşeyde 1.20 m’den fazla olmayacaktır.

Proje Yönetimi Ve Başarısızlık Nedenleri

Proje Yönetimi


Bilgi Teknolojileri projelerinin başarılı olması için en önemli faktörlerden birinin projenin iyi yönetilmesi olduğu yadsınamaz bir gerçek, fakat nasıl yönetmeli? BT projelerinin özeline inmeden önce, Proje Yönetimine genel bir bakış açısıyla bakmak ve izlenecek yol konusunda PMI tanımlarını incelemekte fayda var :

PMI ( Project Management Institute )

1969 yılında Amerika da kurulmuş olan PMI bugün 100.000 den fazla üyesi olan ve Proje Yönetimi eğitimi ve sertifikası veren bir kuruluştur. PMI tarafından geliştirilen rehber PMBOK ( A Guide to the Project Management Body Of Knowledge ) bugün konusunda ANSI ve IEEE tarafından standart olarak kabul edilmekte ve bir çok sektörde proje yönetimi referans başvuru kitaplarından biri olarak kullanılmaktadır.

PMBOK ta Proje Yönetimi şöyle tanımlanır :

Bir projenin gereksinimlerini karşılamak üzere bilgi, beceri, araç ve tekniklerin tüm aktivitelere uygulanması.

Proje Yönetimi bilgi ve pratikleri 5 süreç grubu ve 9 bilgi alanı ile tanımlanmıştır :

Süreç Grupları:

1. Başlatma
Yeni bir proje gerekliliğinin ortaya çıkması ve başlangıcının onaylanması ile bu süreç başlar. Projenin tanımı yapılır ve onaylanır.
2. Planlama
Proje yönetiminin en önemli sürecidir. Proje hedeflerinin gerçekleştirilmesi için gerekli adımlar tanımlanır.
3. Yürütme
Planı gerçekleştirmek üzere insan kaynağı ve diğer tüm kaynaklar sağlanır, koordine edilir ve proje aktiviteleri gerçekleştirilir.
4. Kontrol
Düzenli olarak projenin gelişimi izlenir ve ölçülür, gerekli olduğu durumlarda düzeltici faaliyetler planlanır.
5. Kapanış
Projenin kabulü yapılır ve kapanışı duyurulur.

Yukarıdaki süreçlerin zamanlaması birbirinden keskin noktalarla ayrılmaz, çakıştığı zamanlar olur. Planlama, Yürütme ve Kontrol arasında ise kapanışa kadar devam eden döngüsel bir akış vardır.

Bilgi Alanları :

1-Bütünleştirme yönetimi :

Proje ögelerinin eşgüdümünü (koordinasyon) sağlayan süreçler tanımlanır.

* Proje planlama,
* Planın yürütülmesi
* Değişim denetimi

...yöntemleri uygulanır.

2-Kapsam yönetimi :

Projenin başarı ile sonuçlandırılması için gereken tüm işlemlerin projede yer alması sağlanır.

* Başlatma
* Kapsam tanımı
* Kapsam planlaması
* Kapsamın doğrulanması
* Kapsam değişikliği denetimi

...yöntemleri uygulanır.

3-Zaman yönetimi :

Projenin zamanında bitirilmesini sağlayacak süreçler tanımlanır.

* Yapılacak işlerin tanımı
* Sıralanması
* Sürelerinin tahmini
* Zaman çizelgesinin geliştirilmesi
* Zaman çizelgesinin denetimi

...yöntemleri uygulanır.

4-Maliyet yönetimi :

Projenin hedeflenen ve onaylanmış olan bütçesi ile bitirilmesini sağlayacak süreçler tanımlanır.

* Kaynak planlama
* Maliyet tahmini
* Maliyet bütçesi
* Maliyet değişiklik denetimi

...yöntemleri uygulanır.

5-Kalite yönetimi :

Projenin gereksinimlerinin karşılamasını sağlayacak süreçler tanımlanır.

* Kalite planlama
* Kalite güvence
* Kalite denetimi

...yöntemleri uygulanır.

6-İnsan kaynakları yönetimi :

Proje ile ilgili işgücünün daha etkin kullanımına yönelik süreçler tanımlanır.

* Örgütsel planlama
* Kadro kurma
* Takım oluşturma

...yöntemleri uygulanır.

7-İletişim yönetimi :

Proje bilgilerinin zamanında ve uygun biçimde üretilmesi, derlenmesi, dağıtılması, saklanması ve düzenlenmesi süreçlerini tanımlar.

* İletişim planlama
* Bilgi dağıtımı
* Performans raporlama

...yöntemleri uygulanır.

8-Risk yönetimi :

Proje risklerinin belirlenmesi, analiz edilmesi ve çözümlerin uygulanmasına yönelik süreçler tanımlanır.

* Risk tanımlama
* Risk boyutu belirleme
* Riske karşı planlama
* Risk azaltıcı denetim

...yöntemleri uygulanır.

9-Satın alma yönetimi :

Proje için gerekecek ürün ve hizmetlerin dışarıdan alınması süreçlerini tanımlar.

· Satın almanın planlanması

* Talep planlama
* Talepte bulunma
* Firmanın seçimi
* Sözleşme yönetimi
* Sözleşmenin imzalanması

...yöntemleri uygulanır.

PMI tanımları tüm sektörlere olduğu gibi BT projelerine de uygulanabilecek bir çerçeve çizmekte ve etkili proje yönetimi için nelerin yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bunun yanında sadece BT alanına yönelik hazırlanmış ve bu alandaki disiplin ve pratikleri yol gösterici olarak sunan proje yönetim metodolojileri mevcuttur, örnek olarak PRINCE, CMMI, SPICE verilebilir. Metodoloji kullanmanın yol gösterici niteliği dışındaki bazı faydaları şöyle özetlenebilir :

* Projenin başarısız olma riskinin önlenmesi
* Etkinlik ve verimliliğin artması
* Kalitenin artması
* İletişimin düzenlenmesi
* Etkin proje yönetiminin standart hale gelmesi, böylece kişilerden bağımsız ve tekrarlanabilir olması.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta organizasyona ve projeye en uygun metodolojinin seçilmesidir. Bu konuya gelecek yazımızda değinilecektir.

Proje Yönetim Metodolojisi Nedir ?

Eğer bir projenin başı ve sonu varsa (ki vardır) bu projenin yaşam döngüsü nasıl yönetilir? Etkili ve çalışan bir proje yönetimi için metodolojilerin görevlere ve organizasyona uygun olması gerekir.

Küçük bir organizasyondaki basit projeler için üzerinde anlaşılmış kilometre taşları, birkaç kontrol listesi ve projeyi yürütecek birkaç kişi yeterli olur. Büyük bir organizasyondaki büyük projeler için ise projeyi kurup çalıştırmak, ilerlemesini takip etmek, problemlerini çözmek, sonuçta ortaya çıkacak ürüne ulaşmak ve projeyi kapatmak için daha yapısal bir yaklaşıma ihtiyaç vardır.

Metodolojiyi anlamak için projenin yaşam döngüsüne bakmamız gerekir. Detaylı bir yaşam döngüsü organizasyonun ve projenin büyüklüğüne ve tipine bağlıdır ve bunlar birbirine benzer unsurlardır.

Metodoloji Kategorileri

Proje yönetiminde (özellikle yazılım projelerinde) kullanılan metodoloji kategorilerini dört gruba ayırmak mümkündür:

1.Yaz (Kodla) ve Düzelt: Bu yaklaşım genellikle kaotik ve düzensiz ve plansızdır veya planlandıkları zaman kolayca bozulabilirler. Tahminler, zamanlamalar yapılmasa bile pratikte çok az gerçekleşirler.

2.Sıralı ve Düzenli: Proje ekibinin az ya da çok sıralı bir şekilde işleri takip ettiği iyi tanımlanmış ve detaylı prosedürlerin tanımlandığı projeler bu kategoride yer alır. İhtiyaçların analizi yapılır, gözden geçirilir ve onaylanır. Tasarım tanımlanır, gözden geçirilir ve onaylanır. Ve bu şekilde devam eder. Aşamalar arasında geribildirim yer alır. Geribildirimler de aynı şekilde önceden belirlenmiş prosedürler tarafından sağlanır ve değişiklikler gözden geçirilerek onaylanır. Bu tip projelerde ilerlemeler belirli periyotlarda meydana gelen artışlar gibi düşünülebilir.

3.İterasyonlu ve Düzenli: Bu kategorideki süreçler iyi tanımlanmış geliştiricilerin iteratif olarak uygulaması beklenilen ve çoğunlukla detaylı prosedürleri içerir. Örneğin, başlangıçta detaylı olarak belirlenen gereklilikler sonradan ihtiyaç oldukça tanımlanabilir. Sistemin küçük bir parçası başlangıçta ortaya çıkarılır ve sonradan kısa aralıklarla yayınlanan versiyonlarla geliştirilir Rasyonel Bütünleştirme Süreci (Rational Unified Process-RUP) (Kruchten 2000) ve Kurumsal Bütünleştirme Süreci (www.ronin-intl.com publications unifiedProcess.html?>


Metot



Açıklama



Ne Zaman Kullanılır?



Modelleme Öncelikleri



Veri merkezli yaklaşım



1970 ler ve1980 lerde yapısal metodolojilerin ortaya çıkmasıyla yaygınlaşmıştır. Bu yaklaşım tipik olarak düzenli ve sıralıdır.



Veri Ambarı geliştirilmesi.


Basit “CRUD” (Create Read Update Delete) iş uygulamalarının geliştirilmesi.


Kavramsal veri modeli


Mantıksal veri modeli

Yükleme mimarisi

Fiziksel veri modeli


Dynamic System Development Method (DSDM)



ISO 9001 sertifikası almış bir Agile metodolojisidir. Pek çok açıdan 1980’lern Hızlı Uygulama Geliştirme (Rapid Application Development -RAD) metodolojilerinin biçimselleşmesi olarak ele alınabilir.



Kullanıcı arabirimi yoğun olan sistemler.


Karmaşık iş uygulamaları.


Fonksiyonel prototip


Tasarım prototipi


Enterprise Unified Process (EUP)



Yazılım tabanlı sistemlerin geliştirme, operasyon ve sonlandırılmasını da içeren 7 aşamalı düzenli bir süreçtir. Geliştirme çabaları iterasyonlu artışlıdır. Kurumsal mimariyi, tekrar kullanım yönetimi, portföy yönetimi ve insan yönetimi aktivitelerini içeren çoklu bir sistem vizyonu vardır.



RUP kullanan takımlar da dahil olmak üzere, proje portföylerini yönetmek gerektiğinde.


RUP projelerinde başarılı olup şimdi de tüm istem yaşamdöngüsünü ele almak istediğinizde.


Kurumsal model


Kurumsal küme mimari modeli.

Kurumsal teknik mimari modeli.

Proje-düzeyi oluşumları


Extreme Programming (XP)



Yazılımı kurmak için gerekli kritik aktivitelere odaklanan Agile tarzı geliştime metodolojisi.



Küçük, birlikte çalışan proje takımları (4-10 kişi).


Gereklilikler belirsizdir.

Proje tarafları arasında (potansiyel olarak) iyi ilişkiler bulunur.


Kullanıcı hikayeleri


Yapısal metafor/strateji


Feature-Driven Development (FDD)



Belirgin modelleme aktivitelerini içeren ve kısa iterasyonlara dayanan bir agile geliştirme metodolojisi.



Küçük, birlikte çalışan proje takımları (4-10 kişi).


Gereklilikler belirsizdir.

Takım, modelleme bazlı bir yaklaşımı tercih eder.


Küme sınıf/nesne modeli


Özellikler

UML sekans diagramları

Detaylı UML sınıf diyagramları


ICONIX



RUP un iyileştirilmesi veya kendi başına bir agile metodu olarak kabul edilebilen medelleme temelli, basit metodoloji.



Küçükten orta büyüklüğe kadar, birlikte çalışan proje takımları (4-20 kişi)


İş Uygulamaları Geliştirme.


Durum modeli kullanır.


UML sekans diagramları

Detaylı UML sınıf diyagramları


IEEE 12207



Yazılım tabanlı sistemlerin Geliştirme, operasyon ve sonlandırılmasını da içeren çok aşamalı bir süreçtir.



Orta büyüklükten Büyük ölçeğe kadar, birlikte çalışan proje takımları (20den fazla kişi)


Bu yaklaşımın devlet gibi kurumlar tarafından zorunlu tutulması durumlarında.


Mantıksal Veri Modeli


Mantıksal Süreç modeli

Fiziksel Veri modeli

Fiziksel Süreç modeli


Rational Unified Process (RUP)



İterasyonlu ve artışlıolan düzenli ve dört aşamalı yazılım geliştirme sürecidir.



Orta büyüklükten Büyük ölçeğe kadar, birlikte çalışan proje takımları (20den fazla kişi)



Sistem mimari modeli


Sekans Diyagramları

UML sınıf modeli

Fiziksel Veri Modeli





Bt Projeleri Neden Başarısız Olur ?

Bilgi Teknolojileri projeleri genellikle hedeflenen tarihlerde tamamlanamaz, bütçesini aşar, istenen nitelikte değildir ve hedeflerine ulaşamaz.

Bunun en önemli nedeni bütçe ve insan kaynağı kısıtından çok, başarılı bir proje yönetiminin yapılmamış olmasıdır.

Teknoloji, projelerin başarısızlığı için tek başına etkili bir faktör bile olabilir ancak listenin en üstündeki faktör değil. Bilgi teknolojileri ile iş gereklerinin başarılı bir noktada birleştirilebilmesi için en iyi yapılması gerekenlerin başında proje yönetimi geliyor. Teknoloji projelerin karmaşıklığını da arttıran bir faktör, karmaşıklığın kaynağı ise teknolojinin kendisinden çok ilgili insan kaynağı ve süreçlerden kaynaklanıyor.

Bilgi teknolojileri ve iş süreçleri arasında uzlaşma, iletişim ve sorumluluklar noktalarındaki bağlantıların son derece güçlü tutulması gerekir.

Gartner Institute’un BT sektörü araştırmasına göre: BT projelerinin %74’ü başarısız ya da maliyet/zaman hedeflerini aşıyor. BT projelerinin %51’i bütçesini %200 oranında aşıyor ve hedeflenen özelliklerin %75’ini karşılayabiliyor.

Standish grubun 2000 yılında gerçekleştirdiği bir araştırmaya (Chaos in the new Millenium 2000) göre yazılım projelerinin başarıya ulaşma oranı %28 olarak veriliyor. Diğerleri ya başarısız (%23) ya da zorlanmış (%49) projelerdir. Aynı araştırma yazılım projeleri özelinde de proje maliyetlerinin tahmin edilenin üzerinde olduğu veya zaman aşımı olduğu ya da niteliklerin istenilene tam uygun olmadığını gösteriyor.

Gartner Group’un (Technowledge SM 99 Presentation) yapmış olduğu bir araştırmaya göre BT projelerinin %70’i beklenen faydayı sağlamıyor.

Gartner Institute’un 2001 BT sektörü araştırmasına göre: Amerika’da her yıl başarısız BT projeleri için 75 milyar dolar harcanıyor ve BT projelerinin başarısız olmasının en önemli nedeni, projelerin kötü yönetilmesi.

Ülkemizde de, süreç standartlarının/modellerinin referans alındığını, proje yönetiminin yeterince araç desteği ile yapıldığını, bu konuda eğitim eksikliği olmadığını, organizasyonlardaki uzmanlık alanlarının çeşitlendirilmesi konularında sorun olmadığını, projelerin profesyonel bir şekilde planlanıp yönetildiğini söylemek ne kadar mümkün tartışmaya açıktır.

Projelerde başarısızlık genellikle birbirini etkileyen birçok nedenden ortaya çıkıyor. Nedenler arasında: deneyimsiz proje yöneticisi ve yetersiz eğitimler, beklentileri belirleme ve yönetmedeki başarısızlıklar, zayıf liderlik, gereksinimleri gerektiği şekilde belirlemek/dokümante etmek ve yönetmekten kaçınmak, planlama sürecinin ve yapılan planların zayıf/yetersiz olması, kaynak tahminlerinin zayıflığı, kültürel ve etik zaaflar, proje ekibinin alan bilgisi eksikliği, alanın gerekleri konusunda fikir sahibi olmaması, hatalı metodlar ve metodoloji kullanılmaması, iletişim eksikliği/sorunları ve proje gelişiminin paylaşım ve raporlanmasındaki eksikler sayılabilir.

Projelerin başarısında, proje yöneticisinin iletişim, liderlik, motivasyon, organizasyonel yetenekler, planlama yeteneği ve ekip kurma becerisi de önemli rol oynamakla birlikte proje başarısını kişisel beceri/farklılıklardan en az etkilenecek düzeyde tutabilmek için yapılması gereken, projelerin yönetiminde bir metodoloji uygulanması olarak ortaya çıkıyor.

Diğer taraftan proje ekibinin büyüklüğü, en son teknolojinin kullanılma eğilimi, yazılım projelerinde metodoloji kullanılmaması, proje yönetim metodolojisi kullanılmaması, süreç yaklaşımının olmaması da başarısızlık nedenleri arasına eklenirse proje yönetiminde bir başka boyut ortaya çıkacaktır. Yapılan araştırma sonuçları değerlendirildiğinde başarılı BT projelerinin süresinin 1 yılı aşmadığı görülmektedir. Bütün bu nedenler projenin risklerine işaret ediyor. Projelerde risklerin artıyor olması, proje yönetim ihtiyacını arttırır, projenin daha iyi yönetilmesi gereğini ortaya koyar.

Proje Risklerinin Yönetimi

2001 yılının 2. çeyreğinde bir araştırma grubu tarafından gerçekleştirilen dünya çapında Xerox, Motorola, Nasa gibi kuruluşların da arasında yer aldığı 268 yazılım firması üzerinde yapılan “Risk Yönetimi” uygulamaları konusundaki bir araştırmanın sonuçlarına göre; katılımcı firmaların %97’sinde riskleri tanımlamak ve değerlendirmek için prosedürler var, %80’inde problemler tahmin ediliyor ve önlem alınıyor, %60’ında sürprizler önleniyor. Katılan kuruluşların %64’ünde proje yönetimi ofisi var, %68 oranında proje yönetim süreçleri tanımlı, %70 oranında yazılım geliştirme süreçleri tanımlı.

Araştırma sonuçları; proje yönetiminde (projenin riskleri, kalitesi ve altyüklenicilerini de içine alacak şekilde) standartlaşma ve evrensel metodların kullanımı gereğini, net olarak ortaya koyuyor. Burada birinci boyutta bilgi teknolojisi firmalarının konuya gereken önemi vermesi ve gerekli kaynağı sağlayarak projeleri tanımlı metod/standartlar ile dünya standartlarında yönetmesi gerekliliği görülüyor. İkinci boyutta ise alım yapan firmaların/tedarik makamının bilgi ve bilinç düzeylerinin yükseltilerek, proje yönetimi konusundaki beklentilerinin belirlenmesi ve BT firması seçiminde, doğru tercihleri yapabilmelerine olanak sağlanması gerekliliği yer alıyor.

Kaynaklar

Agile Modeling, http://www.agilemodeling.com/

www.agiledata.org: Different Projects Require Different Strategies,Bringing data Professionals and application developers together, by Scott W. Ambler, Copyright 2002.

UML Modeling Style Guidelines, http://www.modelingstyle.info/

Enterprise Unified Process (EUP), http://www.enterpriseunifiedprocess.info/

Project Management Instutute (PMI)

İnsaat Sektöründe Ekip Bazında Verimlilik Arttırımı

ÖZET

İnşaat sektörü genel verimlilik ölçümlerine elverişli olmayan bir sektör özelliğini taşımaktadır. Bu ise verimlilik ölçümünde genel verimlilik göstergeleri yerine kısmi verimlilik göstergelerinin kullanılmasını gerekli ve zorunlu kılmaktadır.

Kısmî verimlilik göstergeleri arasında işgücü verimliliğinin hesaplanmasına yönelik olanlar, birçok kuruluş ve kişi tarafından firma veya işletmenin verimlilik göstergesi olarak kabul edilmektedir.

İnşaat sektöründe işgücü verimliliğinin tahmininde kullanılan başlıca iki yaklaşım bulunmaktadır. İş etüdü yaklaşımı ve faktör modeli yaklaşımı. İş etüdü yaklaşımı, nitelikli bir işçinin, belirli bir işi belirli bir süre içinde ne miktarda yaptığını ölçmeye yöneliktir.

Çalışmada kullanılan faktör modeli yaklaşımı ise kullanılan yapım sistemlerinin, şantiye yönetiminin, hava koşullarının, işin cinsi ve aşamasının, tasarım değişkenlerinin, ekip büyüklüğünün verimlilik üzerindeki etkilerini irdelemeye olanak sağlamaktadır.

İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde başlatılan ve DPT tarafından desteklenmekte olan "inşaat Sektöründe Ekip Babında Verimlilik Artırımı" konulu araştırma projesinde; işlem düzeyinde ekip verimliliği analizlerinden elde edilecek bilginin derlenmesiyle, inşaat işletmelerinin şantiye verimliliklerini takip edecekleri ve değerlendirebilecekleri bir sistemin kurulması amaçlanmaktadır. Sözkonusu çalışma uluslararası bir araştırma grubu ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Böylece ülkeler arası verimlilik karşılaştırmaları mümkün olabilecektir. Ülkeler arası işgücü verimliliğindeki farklılıkların hangi nedenlerden ileri geldiğini ortaya koymak inşaat sektörümüzün uluslararası nitelikte standartlara sahip olması yolunda katkıda bulunacaktır.

GİRİŞ

Artan Rekabet Ortamı

Avrupa'da ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan gelişmeler ülkemizi de etkilemekte, ekonominin çeşitli sektörleri sürekli olarak dinamik bir ortamda bulunmakta ve kendilerini geliştirmek, yenilemek durumunda kalmaktadırlar. İdeolojik blokların yerini Avrupa Birliği, Kuzey Amerika Ticaret Birliği, Pasifik Birliği gibi ekonomik bloklar almış, malların ve hizmetlerin serbest dolaşımı ilkesi ön plana çıkmış durumdadır. Bilindiği gibi Türkiye Avrupa Topluluğu ile malların serbest dolaşımı anlaşmasını 1996 başında yürürlüğe sokmuştur ve yakın bir zamanda hizmetlerin serbest dolaşımını da yürürlüğe sokması beklenmektedir.

Avrupa Topluluğu'na dahil olan ülkelerin inşaat pazarında, özellikle konut sorununun çözülmüş ve nüfus artışının sıfıra yakın olmasından kaynaklanan bir daralma gözlenmektedir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde, inşaat konusunda büyük bir teknolojik birikim ve deneyimi olan yabancı kökenli firmaların tasarımcı, danışman veya yapıma firma olarak Türkiye'de boy göstermeleri beklenmelidir. Türk firmalarının yurtdışında iş almak için gösterdikleri gayret de gözönüne alınırsa, Türk ve Avrupalı firmalar arasında, alanı Türkiye, Avrupa ve Ortadoğu olan büyük bir rekabet yaşanacağı söylenebilir.

Etkinliğin Arttırılması

Rekabet ortamında başarılı olmanın temel koşulunun firmaların etkinliğinin arttırılması olduğu söylenebilir. Etkinliğin arttırılmasına yönelik olarak tekil veya sistemli, yarı veya tam bilinçli olarak; hiyerarşik veya bürokratik örgütsel düzenlemelerden, işgücü düzeyinde sosyo-psikolojik önlemlere kadar çeşitli yaklaşımlar uygulanabilir.

Son yıllarda gelişen Toplam Kalite kavramı da bu doğrultudaki çalışmaların eşgüdümüne dayanan amorf bir felsefeye karşılık gelmektedir. Kısa bir süre içinde, gelişen enformasyon teknolojisi olanaklarından yararlanan kompüterize sistemlerin (uzman sistemler, yönetim bilgi sistemleri vbg) de hızla devreye girmeleri beklenmelidir.

Sayılan ve sayılmayan bütün bu yaklaşımların nihaî hedefi projelerin başarı düzeylerinin arttırılmasıdır. Bu çalışmaların firma, proje ve işlem düzeyinde, koordine bir yaklaşımla ele alınmaları gerekmektedir.

Bir inşaat projesinin dolayısıyla bir inşaat firmasının başarısını etkileyen temel faktörlerden biri, gerçekleştirilen üretimin etkinliğinin yani verimliliğinin arttırılmasıdır. Verimlilik, bir üretimi gerçekleştirmek için kullanılan üretim faktörlerinin gerçekleştirilen üretime oranı olarak tanımlanabilir.

İmalat endüstrilerinde verimlilik, standartları belirlenebilen oldukça kararlı bir faktör olmakla birlikte, inşaat endüstrisinde verimliliğin standart bir ölçü birimi ile ifade edilmesinde güçlüklerle karşılaşılmaktadır.

İnşaat endüstrisinde üretim faktörleri olarak işgücü, malzeme ve ekipman sayılabilir. Malzeme ve ekipman verimlilikleri üst sınırlara sahiptir ve belirli noktaların ötesinde geliştirilemezler. İşgücü verimliliği ise hem büyük ölçüde değişiklikler gösteren bir karaktere sahiptir hem de büyük ölçüde arttırılması mümkündür. Öte yandan, insan faktörüne bağlı olduğu ve çevre faktörü tarafından çok büyük ölçüde etkilendiği için işgücü verimliliğine kesin standartlar getirmek zordur.

İşgücü verimliliğini arttırabilen firmaların pazardaki rekabet güçlerini de arttıracakları söylenebilir. Uluslararası inşaat pazarından ABD firmalarının aldığı pay 1966-71 döneminde % 69 iken, 1985-91 arasında % 35'e gerilemiştir. Bu durumun nedenlerini araştıran, rekabet ve rekabet stratejilerini konu alan bir araştırmaya göre verimlilik artış hızındaki düşme, %23 oranıyla ikinci temel daralma faktörü olarak görülmektedir.

Bu bildiride, işgücü verimliliğinin tahmini için standartlaştırılmış bir yaklaşıma duyulan ihtiyaca yönelik olarak, İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde bir çalışma grubu tarafından yürütülen ve DPT tarafından desteklenen bir araştırma projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar tanıtılacaktır. Bu kapsamda; verimlilik ölçüm yöntemleri kısaca tanıtılarak tartışılacak, projede kullanılan ölçüm yöntemi ve araçları tanıtılacak ve proje kapsamında ahşap betonarme kalıbı imâlatına ilişkin elde edilen ilk bulgular verilecektir.

ARAŞTIRMANIN TANITILMASI

Devlet Planlama Teşkilatı'nın desteği ile İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde, Prof.Dr. Zeynep Sözen, Prof.Dr. Heyecan Giritli, Araş.Gör. Ahmet Koksal ve Araş.Gör. Emre Yavuz'dan oluşan bir çalışma grubu tarafından gerçekleştirilmekte olan "inşaat Sektöründe Ekip Basanda Verimlilik Artırımı" konulu araştırma proje-sinde; işlem düzeyinde ekip verimliliği analizlerinden elde edilecek bilginin derlenmesiyle, inşaat firmalarının şantiye verimliliklerini takip edecekleri ve değerlendirebilecekleri bir sistemin kurulması amaçlanmaktadır.

Çalışma, uluslararası bir araştırma grubu ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede, örnek seçilen şantiyelerden elde edilecek işlem düzeyi ekip verimliliği değerleri, uluslararası farklılıkları gidermek için dönüştürme faktörleri uygulanarak standart üretim birimlerine dönüştürülecek ve böylece ülkeler arası verimlilik karşılaştırmaları mümkün olabilecektir.

Ülkeler arası işgücü verimliliğindeki farklılıkların hangi nedenlerden ileri geldiğini ortaya koymanın ve gerekli önlemlerin alınması yolunda adımlar atılmasını sağlamanın, Avrupa Topluluğu'na girme beklentisinde olduğumuz bir dönemde, inşaat sektörümüze uluslararası nitelikte standartlara sahip olması yolunda katkıda bulunacağı umulmaktadır.

Araştırmanın Uluslararası Bağlantıları

Projeye katılan uluslararası kuruluşlar şunlardır;

- Chalmers Institute of Technology, İsveç
- Purdue University, ABD
- University of Manchester Institute of Science and Technology, İngiltere
- University of Waterloo, Kanada
- University of Dundee, İngiltere
- University of New South Wales, Avustralya
- Pennsylvania State University, ABD
- Technical Research Center of Finland, Finlandiya
- University of Zagreb, Hırvatistan


VERİMLİLİK GÖSTERGELERİ VE ÖLÇÜLMESİ

Verimlilik göstergeleri üç ana grupta incelenebilir;

1. Kısmî verimlilik göstergeleri
2. Çok faktörlü verimlilik göstergeleri
3. Toplam verimlilik göstergeleri.

İnşaat sektöründe verimlilik ölçümü oldukça güç ve karmaşıktır. İnşaat sektörü, diğer sektörlerden ayrılan üretimi ile, genel verimlilik ölçümlerine elverişli olmayan bir sektör özelliğini taşımaktadır. Bu ise inşaat sektöründe verimlilik ölçümünde genel verimlilik göstergeleri yerine kısmî verimlilik göstergelerinin kullanılmasını gerekli ve zorunlu kılmaktadır.

1. Kısmî Verimlilik

Üretimdeki çıktı ile üretim sırasında kullanılan girdilerden yalnız bir tanesi arasındaki ilişkinin ölçüsü olarak tanımlanan kısmî verimlilik göstergeleri işlem, proje ve firma düzeyindeki birçok kararda değerlendirme ve seçim ölçütü olarak kullanılma durumundadır. Bu girdiler işgücü, malzeme, sermaye, enerji ve makina-techizat olarak sınıflandırılabilirler. Kısmî verimlilik oranları toplam çıktının her girdi türüne oranlanması ile elde edilir. Bu tanımlama işgücü için aşağıdaki şekilde formüle edilebilir;



İşgücü=Toplam Çıktı (m2,adet) / [Adam / saat değeri (sa)]




Kısmî verimlilik tek bir girdinin verimlilik ölçümü yapıldığı zaman faydalı olabilir ama yeterli değildir. Tek bir girdi için yapılan ölçüm diğer girdilerin verimliliğinin belirlenmesinde ya da tahmin edilmesinde bir kriter olamaz.

Kısmî verimlilik göstergeleri arasında işgücü verimliliğinin hesaplanmasına yönelik olanlar, birçok kuruluş ve kişi tarafından firma veya işletmenin verimlilik göstergesi olarak kabul edilmektedir.

2. Çok Faktörlü Verimlilik

Çok faktörlü verimlilik, toplam çıktı ya da çıktının bir bölümü ile bir kaç çeşit girdi arasındaki ilişkiyi ölçen bir orandır. Aşağıdaki şekilde ifade edilebilir;

Çok faktörlü verimlilik = Net Çıktı / ( İşgücü+ sermaye)

3. Toplam Faktör Verimliliği

Toplam faktör verimliliği, çıktının bütün girdi faktörlerine oranıdır. Toplam verimlilik ölçüsü, üretimdeki bütün girdilerin bileşik etkisini yansıtır. Toplam faktör verimliliği aşağıdaki şekilde formüle edilebilir;


Toplam faktör verimliliği = (Toplam maddi çıktı) / ( Toplam maddi girdi)


Araştırmada Kullanılan Verimlilik Ölçüm Yöntemi

İnşaat sektöründe verimlilik ölçümünde kullanılabilecek iki temel yaklaşım olarak 2l etüdü ve faktör modeli ön plana çıkmaktadır.

İş etüdü, metod etüdü ve iş ölçümü olarak adlandırılan, işçilerin çalışmasını inceleyen ve verimlilik üzerinde etkisi olan etkenleri belirlemek için kullanılan iki farklı tekniğin birleşimi olarak görülebilir. Metod etüdü, işin yapılış biçimini incelerken, iş ölçümü, nitelikli bir işçinin, belirli bir işi, belirli bir süre (çoğunlukla bir saatlik bir zaman dilimi) içerisinde, ne miktarda yaptığını saptamayı amaçlayan bir tekniktir.

Faktör modeli, verimlilik üzerinde etkisi olan faktörlerin sıfırlanması ve ekip verimliliğinin istatistiksel analizini gerektiren, ekip düzeyindeki verimliliğin modellenmesi için kullanılan çok değişkenli bir yaklaşımdır. Verimlilik üzerinde etkili olan faktörler arasında, işgücü, tasarım özelikleri, inşaat alanı ve çevre koşulları, yönetim uygulamaları ve denetim, inşaat yöntemleri, projenin organizasyonel yapısı sayılabilir.

Faktör modeli yaklaşımı ile iş etüdü yaklaşımı arasındaki farklılıklar şöyle açıklanabilir;

- İş etüdü verimliliği zamanın bir fonksiyonu olarak ölçerken, faktör modeli giderin bir fonksiyonu olarak ölçer.

- İş etüdü ekip üyeleriyle ilgilenirken, faktör modeli temel çalışma birimi olarak ekibi kabul eder.

- Faktör modeli verimliliği etkileyen temel faktörleri kapsar, modelin biçimi istatistiksel olarak denetlenebilir ve faktörler uygun bir biçimde eklenip çıkarılabilir.

Bu araştırmada ekip babında işgücü verimliliğinin ölçülmesi ve verimliliği etkileyen faktörlerin irdelenmesi amaçlanmaktadır, bu nedenle ölçüm yöntemi olarak faktör modeli yaklaşımının, verimlilik göstergesi olarak da kısmî verimlilik göstergelerinin kullanılması benimsenmiştir.



AHŞAP BETONARME KALIBI İMALATINA İLİŞKİN BULGULAR

Araştırma projesi kapsamında İTÜ Ayazağa kampüsünde yapılmakta olan kapalı yüzme havuzu inşaatında ölçümler yapılmıştır. Sözkonusu binanın taban alanı 6000 m2 , keşif bedeli 4.200.000. USD'dir.

Proje iki bloktan oluşmakta, bunlardan biri idari, sosyal ve teknik işlevleri barındırmakta, diğeri ise birer olimpik ve yarı olimpik yüzme havuzu ve tribün içermektedir.

Binalar ahşap kalıplar kullanılarak geleneksel yapım sistemi ile yapılmaktadır. Kalıp iskelesi de ahşaptan üretilmektedir. Binada dış duvarlar; bodrum katında 4.70 m yüksekliğinde betonarme perde, zemin katında ise 2.50 m yüksekliğinde betonarme perde olarak düzenlenmiştir. Denetçilerin koyduğu tolerans değerleri ±1 cm dir ve ödün verilmemektedir.

Ekipler iki usta ve bir düz işçiden oluşmaktadır. Bodrum katında dört, zemin katında ise üç ekip çalışmıştır. Ekiplerden birinin içinde bir ustabaşı ve ekiplerin tamamından sorumlu bir de formen bulunmaktadır.

Ölçüm Sonuçları

Bodrum katta, kolon, perde, kiriş-döşeme kalıplarının yapımında elde edilen verimlilik değerlerinin farklarının anlamlı olup olmadığını irdelemek için Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Elde edilen K değeri (45.199) farkların anlamlı olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle perdeler için elde edilen verimlilik (0.556 sa/m2, bkz. Verimlilik Değerleri) kolon, ve kiriş-döşeme için elde edilen değerlerden yüksektir. Kruskal-Wallis testi zemin kat için tekrarlandığında benzer bir sonuç ile karşılaştırmaktayız (K=l6.139). Burada da değerler perde kalıplarının lehindedir (0.837 sa/m2).

Bodrum ve zemin katlarının perde kalıplarının yapımında elde edilen değerlerin karşılaştırılması ise Mann-Whitney U testi aracılığıyla yapılmıştır. Elde edilen Uı değeri (94), bodrum kat perdeleri verimlilik değerlerinin anlamlı bir farklılık taşıdığını göstermektedir.

Bu farklılığı bodrum katta yer seviyesinde, zemin katta ise yer seviyesinden 5.90 m. yükseklikte ve üretimin önemli bir bölümünün iskele üzerinde yapılmasına bağlayabiliriz.

Sonuç olarak, modelin ve veri toplama formlarının uygulama kolaylığını ve güvenilirliğini vurgulamamız gerekir. Ancak, ahşap betonarme kalıbının verimliliği hakkında kesin saptamalar için farklı özellikler gösteren projeler üzerinde çok sayıda gözlem yapılmalıdır. Ayrıca çalışmanın yaygınlaşması geniş bir standart kaynağı oluşturacaktır. Yeni araştırma sonuçlarının eklenmesiyle işgücü ölçme yönteminin standart hale geleceği ve dönüşüm faktörleri kullanılarak uluslararası karşılaştırmaların yapılabileceği umulmaktadır.


KAYNAKLAR

- THOMAS, H.R, W.F. MALONEY, R.M. HORNER, G.R. SMITH, K.L. HANDA, S.R.
SANDERS, Modelling Construction Labor Productivity, Makak, Journal of Construction Engineering and Management, No.4,1990.

- THOMAS, H.R., W. HORNER, G.R. SMITH, R.M. HORNER, Procedures Manual for Collecting Productivity and Related Data of Labor-Intensive Activities on Commercial Construction Projects: Concrete Formwork, The Pennsylvania Transportation Institute, 1991.

- THOMAS, H.R., D.F. KRAMER, The Manual of Construction Productivity Measurement and Performance Evaluation Report to the Construction Insdustry, Institute, Austin, TX, 1987.

- KATAVIC, M., I. ZAVRSKI, S. SKRBIC, Factors Affecting Labor Productivity of Construction Sites in Croatia, University of Zagreb.

- YATES, J.K., Construction Competition and Competitive Strategies, Journal of Management in Engineering, VollO, No.1,1994

- GÖÇMEN, Ö., Yapı Üretiminde Ekip Bazında İşgücü Verimliliğinin Ölçümü,
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İTÜ, 1996.

Yazar : Prof. Dr. Heyecan GİRİTLİ, Prof. Dr. Zeynep SÖZEN, Araş. Gör. Ahmet KOKSAL, Araş. Gör. Emre YAVUZ; İTÜ Mimarlık Fakültesi

Şantiye çalışanları için verimlilik yolları

Şantiye çalışanları için verimlilik yolları

Fazla mesai çalışmaları genellikle düşük verimli çalışmalardır. üstelik saatlik ücretler yüzde elli ile yüzde yüz arası zamlıdır.
Araç arızalarını azaltmanın usullerinden biri, servis yollarının iyi kalitede olması ve bakımının sürekli yapılmasıdır. Lastik tekerlekli araçlar bakımsız ve kalitesi iyi olmayan yollarda kısa zamanda kullanılmaz hale gelirler.
Makinelere iş verilirken fazla zorlanmamasına özen gösterilmelidir.
Verimli ve başarılı bir üretim şantiye birimleri arasındaki koordinasyonla yakından ilgilidir.
Özellikle toprak işinde, yükleme ve taşıma kapasiteleri arasıda denge olmalıdır. Ekonomik bir toprak işi çalışmasının abecesi budur.
Yapılacak iş için kullanılan makinanın doğru seçilmiş olması gerekir. Gereksiz fazla kapasite atıl halde olmamalıdır.
Gündüz yapılması daha uygun olan işler gece vardiyasına bırakılmamalıdır.
Taşaron ekipmanları sanki şirketin ekipmanı imiş gibi kontrol altında tutulmalıdır.
Üretimlerdeki adam-sat ve makine-saat değerleri sürekli kontrol edilmelidir.
Özellikle yol inşaatlarında sanat yapılarının ve drenaj rögarlarının üzerinde kaçıncı kilometrede oldukları belirtilmelidir. Böylece herkes toplantılarda kolaylıkla ilgili bölgeyi gözünde canlandırabilir.
İçine boru döşenecek olan kanallar fazla bekletilmeden borusu döşenir ve dolgusu tamamlanır. Zamanla şevleri yıkılabileceği gibi yağmurdan da hasar görebilir. Şevlerin dik olması halinde bu durum daha belirgindir.
Drenaj kanallarının her türlü bağlantıları, tüm testlerin tamamlanması ile zaman kaybetmeden bitirilir. Böylece yüzeysel suların yapıya zarar vermeleri en aza indirilir.
Sonradan yapılması gerekli görülen kılçık drenler projesine olabildiğince uygun yapılmalı ve işlevlerin yerine gelmesi için uçların dıarıda kalmasına özen gösterilmelidir. Sonradan bozulan yollarda bu tür hataların payı büyüktür.
Bakım zamanı geldiğinde makineler atelyeye gecikmeden teslim edilmelidir.
Kış şartlarında alt yapısı iyi olmayan servis yollarına ince bir kaplama yapılmalıdır.
Soğuk havalarda makine ve ekipman motorlarının çalışması zaman alabilir. Zaman kaybını önlemek için atelye, bu makineleri mesai başlangıcından önce çalıştırılmalarını temin etmelidir.
Yapılan iş bir daha aynı işe dönülmeyecek gibi tamamlanmalıdır.
Makine ekipmanlarının operatör mahaline gerekli bilgi ve talimatları içeren yazılar rahatça görülen bir yere konur.
Reglaja, kazı ve dolgu bitiminden hemen sonra başlanmalıdır. Reglaj yapmadan bölgeyi terk etmek sonra o bölgeye yeniden mobilize olmak demektir.
Menfezlerdeki çalışmalar, menfezin işlevi sağlanıncaya kadar devam etmelidir. Aksi halde yağmur ve sel sularının tahliyesi mümkün olmaz.
Şevleri dik olan kazı yerlerinde yapılacak imalatlara hemen başlanmalıdır. Böylece bu imalatların kazıda olabilecek heyelanlardan önce bitirilmesi sağlanır.
Beton dökümü başlanmış temellerin sürekli beton şartı olmasa da, betonlama işlemi durudurulmadan tamamlanmalıdır.
Birimler arasındaki toplantılar prensip olarak çalışma saati dışında düzenlenmelidir. toplantılarda tutanak tutulup, katılanlarla, ilgililere tutanağın birer kopyası dağıtılmalıdır.
Bitkisel toprak hafrinde sonradan kullanılacak toprak mümkün olduğunca kullanma sahasının yakınına depo edilmelidir. Gereksiz taşımadan kaçınılmalıdır.
Beton boru, rögar gibi prefabrik üretimlerin üretim sahasından kullanılacağı yere kadar taşınmasında, yükleme ve boşaltmada oluşacak zayiatların en aza indirilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Hiçbir zayiat %3'ün üzerinde olmamalıdır. Çalışmalarda kamulaştırılmış bölgeye taşmamaya dikkat edilmelidir.
Herhangi bir dolgu işlemine başlamadan önce gerçeğe yakın bir metraj çıkarılmalı ve hacme göre yaklaşık kamyon sayısı hesaplanmalıdır. Kabarma katsayısı gözönüne alınmalıdır.
İnşaatın yapıldığı araziden önceden yapılmış altyapı tesisleri geçebilir. Elektrik kablosu ve havai hatlar, su boruları telefon hatları gibi. Bu tesislerle ilgili dairelere, işe başlamadan önce haber verilmeli ve gerkli altyapı deplasmanlarının en kısa zamanda gerçekleştirilmesine çalışılmalıdır.
? Çalışma sezonu bitiminde bazı saha müşhendisleri kesin hesap çalışmaları ile görevlendirilebilir. Bu tutum hem kesin hesabı hızlandırır hem de saha mühendisleri ile kesin hesaplarda çalışan mühendisleri birbirine yakınlaştırır.
? Malzemeyi şantiyeden temin eden taşaronlar, belli bir zayiatın üzerinde bir zayiattan sorumlu olmalıdırlar ve miktara karşı gelen parsal tutar hakedişlerinden kesilmelidir.
? Çalışma saatlerinde, çok acil bir durum olmadıkça sahadan hiç kimse büroya çağrılmamalıdır.
? Kamyonların aşırı yüklenmesi sonucu yol kaplama yüzeyine dökülen kum, çakıl vs. gibi malzemeler kaplamanın hasar görmesine neden olur. Yolların temizlenmesi yanında kamyonların fazla yüklenmesi şantiye yönetimince önlenmelidir.
? Başarılı ve düşük maliyette üretim yapmanın temel kuralı yapılacak işi iyi tanımak ve kullanılacak ekipmanı buna uygun olarak seçmektir.
? Prensip olarak operatörler ihtisaslaştığı makina çeşidinden başka bir makinada çalıştırılmamalı ve buna zorlanmamalıdır.
? Kötü hava şartları, uygun olmayan ödeme koşulları, proje değişikliği neden /veya nedenleri ile olabilecek iş duraklamalarında, nerelerde çalışabileceğimiz önceden kararlaştırılmış omalıdır.
? İnşaat yapım metodunun ilgili işin başlamasından önce saptanmış olması gerekir.
? Üretimin kalitesinden fedakarlık etmek tasarruf etmek değildir. kalitenin alt limiti şartnamelerde yazılıdır.
? Proje etüdleri, arazi etüdü ile birleştirilirse sonradan istenmeyen süprizlerle karşılaşma olasılığı azalır.
? Gelen yeni projeler hemen ilgililere dağıtılmalı ve işlerin hacmi hesaplanmalıdır.
? Yaptığınız işin sözleşmesini en az iki kez okuyun
? İhale sonrasında işin neden alınamadığı veya alınmış ise ikinci gelenle aradaki farkın ne olduğu ve nereden geldiği araştırılmalıdır.
? İşverenden taleplerinizde haklı olabilmeniz için işin tarihçesini gösteren dökümanların korunduğu bir arşiviniz olmalıdır.
? İş yaparken, iş programına göre iyi gidiyorsa bile acaba yaptığımız iş yapabileceğimizin maksimumudur diye düşünmeliyiz.
? Bir bilginin dağıtımını gecikmeden gerçekleştirmeliyiz.
? Çok sonra kullanılacak makina, ekipman ve malzemeyi şimdiden satın almayın. Ama gecikmeyin de. Bu politika bize finansmanda rahatlık sağlayacaktır.
? Şantiye içinde dedikoduya konu olabilecek olayları hemen su yüzüne çıkarıp olumsuz bir havanın oluşmasına engel olunmalıdır.

Santiye Planlama

Şantiye planlama

Yapılacak işin, kafi emniyetle zamanında, şartnamesi isteklerine uygun olarak yapılması ve bitirilmesini sağlamak için kurulan tezgaha şantiye derler.

ŞANTİYENİN KARAKTERİ
İş başladıktan sonra şantiyenin ana üniteleri yerlerini değiştiremezler, yükselip alçalamazlar. Planlarken ve kurarken çok dikkatli ol. Bu ünitelerin pozisyonları ve yükseklikleri, ana iş ve imalatlarının sevk yollarına uygun olmalıdır.
Şantiye ünitelerinin plandaki yerlerini ana işin planı, yüksekliklerini ise işin finiş kotları etkiler. Şantiye planlamasına ana işten başla ve özellikle yükseklikleri gözden kaçırma.
Ana iş ünitelerinin herhangi birisi üzerine, iş programı müsait olsa dahi, şantiye ünitelerinden birisini koyma, hatta servis yolu bile geçirme. Mecbur kalırsan bunu en son düşün.
Bütün şantiye tesisleri geçici karakterdedir.Ofis ve lojmanlarında kafi konforu sağla, fakat hiç bir zaman lükse kaçma. (dışarıdan değilse de içerden gülerler...)
Atelye, ambarlar, ofis ve hatta staff ve işçi lojmanlarını portatif yap.
Trafo, santral, kompresör grubu, yıkama yağlama gibi yerleri sundurmalarla tertiple
PRENSİPLER

Bir iş ne kadar küçük olursa olsun, muhakkak bir şantiye planı yap. ilk günden bir şantiye dosyası aç. Planlarını ve projelerini numarala içine at
Gerek şantiyeni kurarken gerekse şantiye çalışırken, yapacağın değişiklikleri veya ilaveleri bu planlar üzerinde etüd et ve planlara işle. Ellerin pantolonunun arka cebinde, kafadan yapacağın her değişiklik ve ilave, bilesin ki ileride muhakkak ayağına takılacaktır.
Ana işin ağır trafiğini şantiye içine sokma
Hakim rüzgar, meltemler istikametini göz önünde tut. Toz yapan üniteler diğerlerini rahatsız etmesin.
Deniz şantiyesi ise tuzlu su serpintisinden zarar görecek üniteleri, serpinti hattından en az 100 m. içeri al.
Şantiyenin çok pislik çıkaran ünitelerini, pisliğin temizlenmesi kolay olan kenarlara tertiple. Yapamazsan hemen yanına pislik stok sahası ayır.
Şantiyenin birbirleri ile alakalı ve yek diğeri ile çok alışveriş yapan ünitelerini bir araya topla.
Şantiyenin üniteleri, ham malzemelerini en kısa yoldan kısaca almalı ve bunların mamülleri (ehemmiyet derecelerine göre) mümkün olan en kısa yollardan, ana işte kullanılacağı yerlerine ulaşabilmelidir. (En az viraj ve kesişme ile, en az manevra ve vasıta ile)
Şantiye sahasını dümdüz yapma, optimum %1 meyil ver. Yoksa sağanak yağmurlarda boğulursun.
Trafik yollarını atlayan şantiye tesislerine en az 7.50m. klerans ver. Kalkık damper kasaları alaşağı etmesinler.
Gürültüden etkilenecek üniteleri sakin köşelere al.
Not: Bu prensiplerin hepsinin birden yerlerine oturtulması, belki de hiç bir şantiyeye nasip olmaz. İmkanınca bunlara yaklaşmaya çalış. Birini diğerine feda etmek gerektiğinde hızı öne geçir.

ARAZİ İŞLERİ

Şantiyenin kurulacağı saha ve sahaların ana inşaat aks sitemine bağlı olarak 1/500 ölçekli birer plankote ve gerekenlerinde iskandil haritalarını çıkart.
Bu plankote ve iskandiller, ana iş ünitelerinin ve muhtemel şantiye sahasının sınırlarını, münasip miktarda aşmalı. Komşu şantiye ve komşu tesislerin yeteri kadarı ile, saha içinde ve civarındaki enerji hatları, elektrik, telefon, telgraf, su, gaz hatları plankoteye alınmış olmalı.
Plankotelerde zemin cinsi de gösterilmiş olmalı
Toprak, kum, kaya hudutları belirtilmeli
Plankotelerde, hakim rüzgarlar istikameti ile, deniz, dere, göllerin max. ve min. su seviyelerini göstermeyi unutma.
Eğer şantiye plankote sahası içinde su ve enerji yoksa etrafı gez...Su ve enerji alabileceğin en yakın yerleri ara. Su ve enerjinin şantiyeye kadar boylarını ve sahaya girebilecekleri yerleri tespit et.
Bulduğun suların debilerini ölç ve numuneler al. (Mevsim sonundaki min. debiyi verilerden takip et.)
Yüksek gerilim enerji hattının voltajını öğren. 34 KV.den yüksek voltajlı hatlardan enerji alamazsın.


HAZIRLIKLAR

Ana iş kalemlerinin inşa metodlarını adam akıllı incele ve detaylarını tespit et.
Şantiyede özel saha ayrılması icap eden, inşaat ve imalat ana kalemlarinin, iş programındaki günlük inşa ve imal miktarlarını esas tutarak: İnşa, imal, kür, ham stok, mamul stok, ve transit stok miktar ve hacimlerini hesapla.
Elindeki teçhizatın kapasiteleri, yapacakları işleri kafi emniyetle karşılayacak düzeyde olup olmadığını kontrol et.
Hesapladığın inşaat, imalat ve stok miktar ve hacimleri için gereken sahaları ayrı ayrı hesapla ve şantiye genel yerleşim planı için seçtiğin aynı ölçekle, ayrı ayrı kağıtlar üzerine, bu sahalara hizmet eden teçhizatla beraber çiz.
Belli pozisyonda bulunmaları şart olmayan fakat bir araya toplanmaları gereken üniteleri de sence uygun pozisyonlarda, tek kağıt üzerine çiz.(İleride, yerine yakışmazsa, pozisyonları gereğince değiştirebilirsin.)
Staff ve işçi listelerini incele, pik zamanındaki mevcuda göre Staff bekar lojmanı, işçi lojmanları, yemekhane, mutfak, gazino hacimlerini tespit et.
Ofis ve yetkilisi ile anlaşarak kontrollük ve otoparklarını, labaratuar ihtiyacını sapta, 1/500 ölçekle ayrı kağıda çiz.
Şantiyenin boyuna bosuna göre misafirhaneyi ya ayrı yap yahut staff lojmanında oda ayır.
Şantiye yerleşim planları için, çoğu zaman 1:500 ölçek uygun düşer. Kesit ve detaylar için 1:200 yakışır. 0.60 X 1.00 m. öçüsünden daha büyük pafta kullanma. Sığmazsa iki, yahut daha fazla paftaya ayır.
Resim işlerinde genel öneri: Favori paftan h0.30 x b(5x0.20)=0.30 x 1.00 olsun. Geniş paftaya ihtiyacın varsa h(2x0.30)xb(5x0.20)=0.60x1.00'e çık. Ara ölçüler ve daha büyük boylu paftalar kullanma.
Yer seçimi işini ehemmiyet sırasına göre yap. Örneğin, derecesine göre imalat platformları ve sahalar, sonra ağır vasıta parkları ve atelyeler, ambarlar ve bunların açık sahaları, en sonra da ofis labaratar, staff ve işçi lojmanları, mutfak, yemekhane, gazino ve spor sahaları gibi.
Şantiyende drenaj için lazım olandan fazla meyilden kaç. Opt. meyili sahalar ve arylar dahil, her yerde %1 tutabilirsin.
Drenaj için daima açık hendek beton kanal ve kasis kullan, şantiyeye büz sokma
Şantiye yerleşim planları bitince, şantiye şefi eliyle, hemen iş sahibine tasdik ettir, tastikli nüshayı şantiye dosyasına koy. İleride, şantiyeye tecavüzlerde veya şantiyenin verim veya düzenini bozacak bazı sapsız isteklerde bu nüsha senin dayanağın olacaktır.

ŞANTİYE SU & ELEKTRİK PLANLARI

Su motorları, elektromotorlarla tahrik edildiğine göre, şantiye su planını, elektrikten evvel yapmaya mecbur olduğunu unutma
Her iki plan içinde Şantiye Yerleşim Planının transparan birer kopyasını kullanacaksın. (Şu halde üç plan da aynı ölçeği taşırlar)

ŞANTİYE SU PLANI
Bu plan şantiye su deposundan, su sarfiyat merkezlerine kadar olan su şebekesini kapsar. Pınar veya dereden, su deposuna kadar olan isale kısmı ayrı dosya halinde yürütülmelidir.


Su şebekesi planı için ilk yapacağın iş : Şantiye yerleşim planı kopyası üzerinde, bütün su sarfiyat merkezlerine, pikteki ihtiyaçları (m3/saat) cinsinden yazmaktır.


Depo yeri ve adetini, suyu aldığın yere ve şantiyenin büyüklük ve ihtiyacına göre sen seçeceksin.


Yaptığın bütün su projeleri, gerekli tafsilat ile, sipariş esaslarını ihtiva eden bir liste taşımalıdır.


İsale planı şebekeden daha evvel bitirilmesi lazım gelen bir plandır. Suyu şantiyeye akıtmak şantiye inşaatının 1 numaralı işidir


ŞANTİYE ELEKTRİK PLANI


Bu plan şantiye sahası ile işin uzandığı en uç noktaları da içine alan bir Elektrik Tek Hat Diyagramıdır.
Ana planı yine şantiye yerleşim planının transparan kopyası üzerine yapacaksın. Uzantılar için gerekiyorsa ayrı paftaları ilave edersin


Tek hat diyagramını hazırlamak için evvela şantiye planı üzerinde, bütün motorlar ve enerji çeken yerleri işaret et, takatlerini HP veya KW olarak yaz.
Bu hesaplar bittiği zaman santral veya trafo gücü belli olmuş olacak ve kablo istesi çıkmış olacaktır. Bütün bunları resimde malzeme listesi olarak göster.


Not: Su ve elektirk şebekeleri, şantiyelerde çok ellenir ve değişikliğe uğrar, ilaveler yapılır. Sıkı tenbihtir ki :Plan üzerinde etüd etmeden değişikiliğe karar verme. Değişikliği planın orjinalinde dahi işle.


ŞANTİYENİN İNŞASI


Eğer şantiye inşaatını tamalayıp sonra ana inşaata başlamak istersen, bilki işe başlayamazsın. Bugüne dek olageldiği gibi, bir yandan işe, bir yandan şantiyeye başlayacaksın


Şantiye inşaatı da genel inşaat kaidelerine göre yürür, fakat geçici karakterdedir diye gevşek davranma. Zira bir çok şantiye ünitesi, ana inşaatten daha büyük yüklerle yüklenecektir.


Şantiye inşaatı için de bir iş programı yap. Bu program ana iş programı ile akordlu olsun, ilk istenen işlerin şantiye üniteleri ilk evvele alınsın
Bu iş programı gerçekçi olmalıdır ve tatbikatinde ciddi davranılmalıdır. Eğer bu programın terminlerini tutturamaz ve gecikirsen, ana işte de ilk günden topallamaya başlarsın


Şantiye inşaatında bir numaralı iş olarak suyu tut
El atacağın her işte muhakka suya ihtiyacın vardır, taşıma su ile değirmen dönmez. Eğer şantiyenin esas suyu geç kalacaksa, geçici bir su temini için biraz masraftan kaçınma


Ofis binasını diğer bütün bina inşaatı içinde 1 numara tut.. Kurmayların bir an evvel kafi konfora kavuşmalıdır. (Evvela işçim düşüncesi biraz şövalyecedir. Evvela kurmay heyeti gerçeğini bizzat işçi bile müdriktir.)


Elektrik arızaları şantiyede tatsız şeylerdir, özellikle yer altı kablo eklerinin ek kutuların içine alınması ile, yolların geçilmesinde kabloların kovanlar içinde muhafaza edilmesine dikkat et.

Yukarıdaki metnin tamamı Fevzi Akkaya'nın 'Şantiye El Kitabı' adlı çalışmasından alınmıştır

Şantiye mühendislerine öneriler

Bizdaha olmadık ama kısmet


Şantiye mühendislerine öneriler

Tüm şantiye mühendislerine genel öneriler

Masa başında acele bir işin bulunsa.. veya .. başka servislerle görüşme zorunluluğun olsa bile, iş başından 15-20 dakika sonra, (daha evvel değil) evvela şantiyeye işinin başına gidip gözden geçirmeyi (ve gözükmeyi) prensip edin.
Kuracağın otoritenin muhabbete dayanır olmasını temin et.
Zamanında bağır ama küfretme, çıkışırken aşağılama, senden takdir bekleyeni pas geçme. Adamına göre muamele gradosunu iyi ayarla, ne kırıcı olsun ne yıvışıklığa müsait olsun.
Emirlerin ve kumandaların yapılabilir olsun.
Ölçü olarak, onun yerine işi kendinin tuttuğunu farz et.(İtirazla karşılaşırsan, göze aldığın bir işde kollarını sıva. İtirazları ebediyen kesersin.)
İnsan kuvvet ve takatini iyi hesap et.
Etrafında dağınıklığa müsade etme, çalıştığın yer derli toplu olsun.
Eğer kumanda ettiğin grup üzerinde bir otorite ve disiplin kurmak istiyorsan evvela kıyafetine dikkatli ol
İyi bir şantiyeci, işini masa başına getirebilendir.
Şantiye resimleri ve projelerinde, maksadı temin eden en basit dizaynı araştırmayı prensip edin. En basitten en temiz işçiliği alırsın. Komplike projelerden aynı temiz işçiliği almazsın.
Projelerinde müsveddelerle uğaşma, boşuna vakit harcarsın, bir neticeye de ulaşamazsın. Halbuki doğrudan doğruya temiz resme geçersen, pabuç pahalıdır, resim üzerinde daha ciddi durur daha isabetli çözümler bulursun.
Eğer bir detay üzerinde araştırma gerekirse, resim üzerine bir şeffaf kağıt zımbala, detayı hallet, kağıdı alta sürerek detayı resim üzerine taşı
Şantiye şeflerine öneriler
Prensip olarak şantiyende yapabildiğin kadar fazla iş yap, sırası gelecek diye bekleme
Şantiyeyi dışa karşı zapturapta al. Özellikle meskun yerlerde... (Dikenli tel + bekçi kapıcı + köpekler) tertibi gece gündüz bekçileri tertibinden daha etkindir. (kapıdan ofise telefon çek)
Şantiye şeflerinin ofiste çok fazla işleri vardır. Bir türlü şantiyelerini gezmeye vakit bulamazlar, sinirlenirler...
Çaresi basit :
Ofise girip telefona yapışmadan önce, özellikle sabahları, (işbaşı saatinden 20-25 dakika sonra) evvela şantiyeni dolaş.
Esasen bu dolaşma şarttır. Gezerken göreceksin ki, akşam verdiğin emre, sıkı sıkı tembih ve tariflere rağmen, kuzeyde kazılması gereken çukur güneyde kazılmaktadır.
Eğer önce ofise girersen bil ki akşama kadar çıkamazsın.
Akşam topantılarını belli saatlerde yap ve kısa tut, fasafiso ile vakit geçirme.
İcap etmedikçe her akşam toplantı yapma. İş vaziyetleriyle ilgili olarak devre devre, haftada bir (haftada iki (ve ancak icap ediyorsa her akşam) toplantı yap.
Toplantılarda birer çay ikram etmeyi unutma.
Günlük raporların toplanması zor iştir. Çoğu kaytarırlarve mazeretleri de her zaman hazırlanmıştır.
Raporları muntazam almak istiyorsan, bunları, işlere uygun bir malzemenin ihtiyaç şartı ile birleştir, bu talep günlük raporun arkasına yazılmazsa karşılanmasın. Bu usul özellikle götürücülerde çok müessirdir.
İlk günlerde bunların işleri biraz aksar, fakat katiyyen yumuşama, üçüncü gün hizaya girerler.
Bağlanmayacak hiçbir malzeme bulamazsan, hiç olmazsa, akşam toplantılarında ikram edeceğin çaya bağla.
Günlük raporları sen kendin teslim al, fakat kıymetlendirmesini seçeceğin genç bir mühendise ver. Bu genç (cost engineer) işi için seçtiğin kimse var ise o olmalı, yoksa şef olarak yetişitrmeyi seçtiklerinden biri olmalı.
Yeni diploma almış yahut diyagramın tecrübesizlik devresinde bulunan genç mühendislerin bu vaziyetlerni göz önünde tut. Bunları derecelerine göre kontrol altında tutacak, hatalarını zarar vermeden önce önlemeye çalışacak, kritiklerini yapacak, yetişmelerine yardımcı olacaksın.
İşlerini vermeden önce bu mühendislerle bir kere muhakkak görüş: karşılaştıkları problemleri kendi başlarına halle çalışmalarını, tereddütleri varsa sana veya muavinine danışmanın serbest olduğunu; hatalar yapabileceklerini, bundan çekinmemelerini ve gizlemeye çalışmamalarını (hata yapmamanın en emin yolunun hiçbir iş yapmamak olduğunu)
Gençlere çalıştıkları işin hangi safhasından itibaren mesuliyet yükleneceklerini de sarih olarak bildir.
Gençlerin işlerini yakından kontrol et. Kritiklerinin dayandığı sebebleri de bildir.
İş için vereceğin emirleri mühendise ver, formen ve ustalara direk emir verme. Mühendisin bulunmadığı bir zamanda, işe müdahale etmek icap eder, formen ve ustalara direk emirler vermek mecburiyetinde kalırsan, en kısa zamanda bunu mühendise bildir. İşçiden öğrenmesine meydan verme
Kritiklerini mucip sebeleri ile birlikte yapacağın için bu mühendise bir konversasyon gibi gözükebilir, kritiğin emir kısmını iyi belirt.
Benimsemediğini gördüğün bir fikrin benimsetilmesinde en emin yolun, tornavida ile vira etmek olduğunu unutma !
Mühendisleirni kontrol ederken, yapıları, bilgi seviyeleri, davranışalrı ve özellikle işle alakaları hususunda bilgi edin.

25-35 yaş arasındaki genç mühendislere öneriler
Yapacağın işlerde, can emniyetini sağlamak şartı ile, gerisi için (hata) denilen şeyden korkma. Hatadan korkar, işlere aktif olarak girmez ve insiyatifini kullanmaz isen hiçbir tecrübe edinemezsin.
Nezaretçi gibi işleri uzaktan seyretmekle tecrübe sahibi olmak mümkün değildir.
İşlerinde hata yapmamaya, yapmışsan aynı hatayı tekrarlamamaya çalış
İşlediğin hataların sana sağladığı kıymetli tecrübeleri değerlendir ve istifade etmeye çalış. (Çatanayı batıranı translantiğe kaptan yaparlar.)
Grafiğin birinci devresinde bulunduğun için, problemlerini çözümlemede, evvela bilgi dağarcığına saldırırsın... fakat bu saldırıda, dağarcığındaki bütün bilgiler sana bir sis arkasında, tasnifsiz ve yetersiz gözükür. Tecrübe dağarcığında da fazla bir birikim olmadığından sana cevap vermez.
Ya büzülürsün insiyatifi başkaları alır, ya da büzülmezsin fakat hatalı yollara saparsın.
Esasında tuttuğun yol yanlış .Mühendislik işin başından itibaren başlamaz, yani evvela bilgi dağarcığına saldırmak hatalı. Her işte prensip olarak şu yolu tut :
İşleri evvela en basit tarafından (At Aklı) ile ele al.
Yani o işe bir at nasıl bakarsa sen de onun gibi bak ve bir karara var.
Şeytanlıklar ve teknik marifetler düşünmeden...
Sonra işin parçalarına geç. Her parçayı ele alışta yine evvela basit düşün, en sonunda mühendislik tarafına başvur.
Bizim at aklı dediğimiz şeye başkaları 'Aklı selim' diyorlar, fakat at aklında basitlik de var. Bütün dünya basitliği aıyor, sen de en basiti aramalısın.
Bu prensip kaidesini iyi anlatmak için bir misal verelim
Şuraya biraz beton dök diyorlar
Beton nedir??...Çakılla kumu karıştırır, çimento koyar, biraz da su ilave edip karıştırırım. Yerine döker malayı çekerim. (At aklı bitti)
Parçalara geçelim : Çakıl ne kadar olsun, kum ne kadar?
Granülometri diye bir şey vardı! (İşte mühendislik tarafı)
Çimentoyu ne kadar koyayım suyu ne kadar?
Su/Çimento oranı ve slamp diye bir şey vardı! (İşte mühendislik)
Ezbere gerek yok, kitaplarını aç... bitti.
Her işte, en basitinden ele almak şartı ile, sırası ile en evvel At aklı, sonra genel mektep bilgileri, en sonunda da mühendislik bilgileri geliyor. Bu bilgileri de sırası geldikçe, teker teker dağarcıktan çekmek lazım, işin daha başında elini daldırıp avuçlamaya kalkma.
Etrafındakilerin fikirlerini yabana atma, yalnız ben bilirim deme, bazen en basit işçi senin altı ayda bulamadığını bulmuştur bile.
Göze mütenasip ve güzel gözüken, aynı zamanda sağlamdır.
Bir iş için vaktinden evvel karar verme. Bekle ve düşün, fakat vakti gelince gecikmeden kararını ver.
Yapabileceğinin en iyisini yap
Yukarıdaki metnin tamamı Sn. Fevzi Akkaya'nın "Şantiye El Kitabı" adlı çalışmasından alınmıştır.

Inşaat proje planlama yazılımlarında kullanılan terimler

İnşaat Proje Planlama Yazılımlarında Kullanılan Terimler

Acces Right (Kullanıcı Yetkisi)

Çok kullanıcılı yazılımlarda projelere geçmek için izin gereklidir. Bu proje verisini gereksiz değişiklerden korumaktadır.Read only girişi proje datasını görüntülemeye ve raporları girmeye yarar. Read write girişi detayı görüntülemeye, eklemeye, değiştirmeye ve raporları girmeye yarar.

Activity Code (Aktivite Kodları)

Proje aktivitelerine değerler tayin edilir. Amaç onları güncelleştirmek, analiz etmek, raporlamak, özetlemek ve organize etmek için kullanılırlar.

Activity Id (Aktivite Sıra Numarası)

Her aktivite verilen ve tüm projede tekil olan bir değerdir

Actual Cost For Work Performed (Performansa Bağlı Gerçek Maliyet)

Belirli zaman aralığında gerçekleşen iş için maruz kalınan maliyetler veya zamanda kesin bir noktada biriken maliyetler. Bu proje planındaki miktarın şimdiki değeri ile aynıdır. İşin maliyeti, tamamlanan işin değerinden ve gerçekleşen iş için olan plandan bağımsızdır.(ACWP)

Actual Dates (Gerçek Başlangıç Ve Bitiş Tarihleri)

Aktivitelerin ne zaman başlayıp bittiğini gösteren, aktiviteleri kaydettiğimiz tarihler. Şimdiki başlangıç ve bitişler, bütün aktiviteler için kaydedilmektedir. Actual Dates bütün raporlarda erken ve geç tarihlerin yerine geçer.

Actual This Period (Belirli Bir Zaman Aralığında Gerçekleşen)

Bir kaynağın kullanım veya özel bir kaynak için proje harcaması ve devredilen periyot için maliyet muhasebesi.

Actual To Date (Bugüne Kadar Gerçekleşen Değer)

Aktivitinen gerçek başlangıç tarihinden hesaplama yapılan tarihe kadar birikmiş proje masrafları veya bir kaynağın zamana bağlı kullanımı.

Arrow Diagramming Method(ADM) (Ok Diyagramı Metodu)

I ve J düğümlerini kullanan aktivitelerinden oluşan bir çeşit ağ diyagramı, her aktivite için, I düğümü başlangıcı, J düğümü bitişi gösterir. Bu düğümler bağlantıyı göstermek için oklar bağlanırlar. I okun kuyruğu, J ise başlangıcıdır.

Backward Pass (Geriye Doğru Hesaplama)

Ağ diyagramının geç tarihlerinin hesaplanması. Geriye doğru hesaplama, son aktivitenin en geç erken bitiş tarihi ile başlar ve projedeki ilk aktiviteye doğru yapılan hesaplamadır.

Budget (Bütçe)

Bir aktivitenin ihtiyaç olunan kaynak biriminin ve ve kaynak birim fiyatı yardımıya maliyetinin belirlenmesi işi.

Budgeted Cost For Work Performed (Performansa Bağlı Bütçelenmiş Maliyet)

Tamamlana işin maliyetinden çok tamamlanan işin değeri. Kaynak yüzde tamamlanması yerine kullanılır. (BCWP)

Budgeted Cost For Work Schedule (Takvime Bağlı Bütçelenmiş Maliyet)

Güncelleme tarihine göre tamamlanan işin miktarı . Bu işlem için yazılımda üzerinde çalışılan iş programı dışında , güncelleme öncesi kullanılan iş programı hedef program olarak tanıtılması gerekmektedir. Bu şekilde iki iş programı süresel olrak karşılaştırılarak zaman dayalı gelişme değeri hesaplanabilir. (BCWS)

Calender (Takvim)

Aktiviteler programlandığında iş peryotları ve tatilleri gösterir. Takvimler, günlerin, haftaların ayların planlanan birimleri olarak tanımlanır.

Classification (Sınıflandırma)

Aktiviteleri organize gruplara ayırmak için kullanılan aktivite kodu veya aktivite ID kodu anlamında olup raporlarda ve grafiklerde aktiviteleri gruplarken ve özetlerken kullanılır.

Code Title (Kod Başlığı)

Aktivite kod sınıflaması ve aktivite ID kodu ile bir kod değeri tayin edilen sınıflama.

Code Value (Kod Değeri)

Bir aktivite kod sınıflamasının ayrıntılı değeri

Constraints (Kısıtlar)

Bir aktivitenin başlangıç ve/veya birişine getirilen süresel kısıtlamalr bu başlık altında toplanmıştır. Örneğin bütün saha aktiviteleri kış başında bitirilmelidir gibi.

Cost Account (Muhasebe Hesap Planları)

Bir kaynak ve aktivite için maliyetleri sınıflandırmak için kullanılan kodlardır. Bu kodlar yardımıyla maliyet muhasebesinde kullanan muhasebe yapısını tanımlayabilir daha sonra bu hesapları iş kalemlerine tanıtılarak muhasebe sistemine veri sağlanabilir.

Cost At Completion (Tamamlandığında oluşacak maliyet)

Gerçekleşen maliyet ile tamamlamak için gereken maliyetin toplamından oluşur.

Cost To Complete (Tamamlanması İçin Gereken Maliyet)

Bütçelenen değerden gerçekleşen değerin çıkarılması sonuçu bulunur.

Cost Variance (Maliyet Sapması)

ACWP ile BCWP arasındaki farka eşit.

Data Date (Güncelleme Tarihi)

Program hesaplamalarının başlangıcı olarak kullanılan tarihtir. Her bir güncelleme sonrası güncelleme tarihi olarak kullanılır.

Duration (Original And Remaining) (Süre (Esas Yada Kalan))

Aktivitenin tamamlanması için geçen zamandır. Asıl süre tahmindir.Kalan süre ise tamamlanmaya bağlı olarak yazılım tarafından aktivitenin tamamlanması için ne kadar süre gerektiğini gösterir.

Early Dates (Erken Tarihler)

Bir aktivitenin, kendinden öncekilerin tamamlanmasından sonra başlayabileceği ve kendinden öncekilerin tamamlanmasıyla bağlantılı olarak sona erebileceği en erken tarihlerdir. Yeni eklenmiş bir aktivite için en erken tarihler ancak program hesaplandıktan sonra ortaya çıkar.

Early Finish Date (Project) (En Erken Proje Tamamlanma Tarihi)

Projenin programlanmış bitiş tarihidir. Bu tarih proje için program hesaplana kadar boş kalır.

Earned Value (Hakedilen Değer)

Gerçekleşen imalatlar için tamamlanma miktarına ve kullanılan kaynağın birim fiyatına bağlı olarak hesaplanan hakedilen değerdir.

Estimate At Completion (Tamamlandığında Oluşacak Miktar)

Bir aktivitenin tamamlandığında tüketmiş olacağı toplam kaynak miktarıdır.

Estimate To Complete (Tamamlanması için gereken miktar)

Bir aktivitenin tamamlanması için gereken miktarı gösterir.

Float (Bolluk)

Projenin bitiş tarihini etkilemeden, bir aktivitenin başlangıç veya bitişindeki gecikme miktarıdır.

Hammock Activity (Ara hedef aktivitesi)

Belirli aktivite gruplarını amaçlara uygun olarak ayırmak için ağ diyagramına eklenen bir aktivitedir. Bu aktivitenin süresi, kendisinden önceki aktivitelerin başlangıç tarihlerinden kendinden sonraki aktivitelerin bitiş tarihlerine kadar olan süreci kapsar. Ara hedef aktivitesi, aktivitelerin program tarihlerini değiştirmeyip kendinden önceki ve sonraki aktivitelerin tarihlerini içerir.

Lag (Geciktirme)

Herhangibir aktivite ile bir sonraki aktivite arasındaki ilişkide tanımlanan ve ilişki tipine bağlı olarak oluşan ertelemedir. Baş son ilişkisi olan bir yapıda ilk aktiviteden sonra gelen aktivite geciktirme değeri kadar bekletilir.

Late Dates (Geç Tarihler)

Bir aktivitenin; projenin bitiş tarihini ertelemeden başlayabileceği ve projenin tamamlanmasını geciktirmeden tamamlanabileceği en geç tarihlerdir.

Loop (Mantıksal geri bağ)

Bir ağ diyagramında aktivite ilişkileri tanımlanırken, bir akış misali bir yönde hareket edilmesi gerekir. Bu bağlamda eğer aktiviteler herhangibiri kendinden önce başlayı biten bir aktiviteyi tekrar başlamaya zorlayan bir ilişki tipine sahipse bu durumda mantıksal geri bağ oluşur.

Master Project (Ana Proje)

Birden çok projenin yönetiminde, projeleri parçalamak gerekir. Çapı nispeten küçük olan bu parçaları ayrı sorumlulara atamak proje efektifliğini arttıracaktır. Bu şekilde yönetilen projelerden, kücük parçalara alt projeleri(subproject) denir. Alt projelerin bir araya gelerek oluşturdukları bütüne ana proje (master project) denir. Her bir alt proje ayrı yönetilir ve büyük projenin tamamı bir kişinin veya grubun sorumluluğundadır.

Maximum Limit (En Fazla Limiti)

Kaynak dengelemesi yapan yazılımlarda belirli bir dönemde olması (veya kullanılması) mümkün olan en büyük kaynak miktarıdır.

Milestone (Dönüm noktaları, Önemli hedef tarihleri)

İş programı içerisindeki önemli noktaları gösterir, süreleri yoktur

Nonwork Period (Çalışılmayan Periyot)

Daha önceden belirlenmiş çalışılmayan süreçler.

Normal Limit (Gereken Limit)

Kaynak dengelemesi yapan yazılımlarda belirli bir dönemde olması (veya kullanılması) düşünülen (dengelemeye esas beklenti) kaynak miktarıdır

Open End (Sonu Boşta Aktivite)

Herhangibi son ilişkisi olmayan aktiviteler listesi

Out Of Sequence Proress (Sıradışı Başlangıç)

Mantıksal olarak meydana gelmesi programlanmış aktivitelerden önce başlamış yada tamamlanmış aktiviteyi gösterir.

Owner (Proje sahibi)

Bir projeye oluşturan ve en yetkili yazılım kullanıcısıdır. Diğer kullanıcılara projeye giriş hakkı, atamak ve eklemek konusunda tam yetkiye sahiptir.

Payment Lag (Ödeme geçiktirmesi)

Kazanılan değerin gerçekleştiği tarih ile nakit akışını belirleyen ödeme arasındaki farktır.

Percent Complete Resource (Kaynak Miktar tamamlanma yüzdesi)

Bir aktivite için kullanılmış kaynağının, toplam o aktivite için harcanacak kaynak miktarına oranıdır.

Planning Unit (Planlama birimi)

İş programının(aktivitelerin) hangi bazda(zaman olarak) planlanacağını belirtir. Bunlar gün, hafta, ay olabilir.

Precedence Diagrmming Method (Pdm) (Kutu Diyagramları)

Aktiviteleri kutularla ilişkileri oklarla sembolize eden bir ağ diyagramlama tipidir.

Precedors (Öncül)

Mantıksal sırada bir aktivitenin kendisinden daha önce meydana gelen bir aktivitedir.

Unit Price (Birim Fiyat)

İş programında kullanılan her kaynak için tanımlanan kaynak birim fiyatıdır.

Resource Curves (Kaynak kullanım eğrileri)

Bir aktivite süresince, kaynakların maliyetlerin aktivite süresi içindeki kullanımının dağıtımın belirleyen eğrilerdir.

Resource Dictionary (Rayiç Listeleri)

Proje kaynakları ve ilgili birim fiyatların ve uygun limitlerin listesi. Kaynakları aktivitelerle ilişkilendirmeden önce,kaynak sözlüğünde tanımlamak zorunda değilsiniz; ancak, Batch' de ilişkilendirmeden önce sözlükte bulunmak zorundadırlar.Eğer maliyet tahmini ve Kaynak seviyelemesi yapacaksanız,birim fiyatları ve uygun limitleri tanımlayın.Bu söz1üğü project Data menüsündeki seçenek 4'ten girin.

Resource Duration (Kaynak Süresi)

Bir kaynağın, bir aktivite tarafından kullanıldığı zamanın uzunluğu. Bu değeri, aktivitenin toplam süresinin yalnızca bir bölümüne kullanılan kaynaklar için kullanılır.

Resource Lag (Kaynak Geçiktirmesi)

Kaynak sürelerinde yapılan geçiktirme.

Resource Leveling (Kaynak Denegelemesi)

Kaynak dengelemesi işlemi. Proje sürence yada projenin belirli bir bölümünde belirlenen bir veya birkaç kaynak için, kullanılması düşünülen asıl yada en fazla kaynak miktarına bağlı dengeleme işlemi.

Resume Date (Yeniden Başlama Tarihi)

Durdurulmuş bir işin, yeniden başlama tarihidir..

Start Flag (Başlangıç işareti)

Bir ,veya bir grup aktivitenin baş1ayacagını gösteren aktivitedir.

Start Milestone (Başlangıç dönüm noktası)

Bir seri ilgili aktivitenin başlangıcını veya proje süresince tamamlanmasını temsil eden bir aktivitedir.

Start No Earlier-Than Constraints (En erken başlama kısıtı)

Bir aktivitenin en erken başlıyabileceği zamanı belirleyen bir sınırlamadır.

Start-No-Later-Than- Constraints (En geç başlama kısıtı)

Bir aktivitenin en geç başlıyabileceği zamanı belirleyen bir sınırlamadır.

Start-On Costraints (İstenen Başlama Tarihi)

Erken ve geç başlama tarihlerini, aktiviteye verilen tarihe eşit olmasını sağlayan bir sınırlamadır.

Start-To Start Relationship (Aynı Anda Başlama İlişkisi)

İki aktivitenin aynı anda başlayacağını gösterir mantıksal ilişki.

Successor (Ardıl)

Mantık olarak bir aktiviteden sonra oluşması gereken aktivite.

Suspend Date (Durdurulma tarihi)

Aktivitelerin durdurulduğu tarihtir.

Target Schedule (Hedef İş Programı)

İlerlemeyi ölçmek için, gerçekleşen iş programıyla karşılaştırılabilen bir proje planıdır. Hedef, temel iş programı veya henüz güncelleştirilmiş iş programının kopyası olabilir.

Total Float (Toplam Bolluk)

Proje bitiş tarihini etkilemeksizin, aktivite başlangıç veya bitiş tarihinin ertelenebileceği toplam süre olup , bir aktivite mantık sırası içindekilerin tamamını kapsar.

Units Per Time Period (Günlük İmalat Miktarı)

Belirli bir aktiviteye de kullanılan günlük kaynak miktarı.

User Name (Kullanıcı Adı)

Network kullanıcısını tanıtmak için kullanılan isimdir.

Varience (Sapma)

Tahmin edilen tamamlanma miktarı veya maliyeti ile gerçekleşen arasındaki fark.

Work Period (İŞ GÜNÜ)

Proje takvimine göre bir aktivitenin ne zaman başlayacağını veya biteceğini gösteren zaman aralığıdır.

Zero-Free-Float (Sıfır Serbest Bolluk)

Pozitif bolluklu bir aktivitenin, ardılı olan aktiviteyi ertelemeksizin, mümkün olduğunca geç başlamasını sağlayan bir sınırlamadır.

Zero-Total-Float (Sıfır Toplam Bolluk)

Pozitif bolluklu bir aktiviteyi,geç başlama tarihini erken başlama tarihine eşitleyerek kritik aktivite haline getiren bir sınırlamadır. Sıfır-Toplam-Bolluk sınırlaması önceli olan, aktivitenin bolluğunu da sıfıra indirebilir.

Dr. Murat KURUOĞLU